PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : H.Z isa A.S ın Mucizeleri - Hz. Muhammed (S.A.V.)'in Geleceğini Müjdelemesi


TüRK
18-04-2009, 02:13 AM
Mucizeleri


Hz, İsa (a.s.)'ın davetini reddeden inkarcılar, onu zor du¤ruma sokmak için, kendisinden mucize göstermesini istemeye başlamışlardı. Bu durum karşısında Allah Teâlâ, lütfettiği bü¤yük mucizelerle onu destekledi. Ona pek çok mucize lütfetti ki, onun meşhur mucizeleri şunlardır:

1. Çamurdan yaptığı kuşların, onun üflemesi üzerine can¤lanıp uçması.

2. Doğuştan kör olanların gözlerini sıvazlayarak görmeleri¤ni sağlaması.

3. Alaca hastalığına tutulanları eliyle tedavi etmesi.

4. Seslenmek veya dokunmak suretiyle Ölüleri diriltmesi.

5. İnsanların evlerinde yedikleri veya gizledikleri şeyleri bi¤lerek onlara açıklaması.

6. Duası üzerine gökyüzünden mükemmel bir sofra indi¤rilmesi.

Hz. İsa (a.s.)'a verilen bu mucizelere, Kur'ân-ı Kerim'de şöyle işaret edilmiştir:

"Ben size Rabbinizden bir âyet (mucize) ile gönderildim. Ben size çamurdan kuş gibi bir şey yapıp ona lifleyeceğim, Allah'ın izniyle, hemen canlı bir kuş olacaktır. Körleri, alaca hastalığına yakalanmış olanları iyileştiririm. Allah'ın izniyle, ölüleri diriltirim; yediklerinizi ve evlerinizde sakladıklarınızı da size haber veririm. İnanmışsanız bunda size bir delil vardır.

Benden Önce gelen Tevrat'ı tasdik etmekle beraber size ya¤sak edilenlerin bir kısmını helal kılmak üzere, Rabbinizden size bir delil getirdim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin; çünkü Al¤lah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur.[38]

Hz. İsa (a.s.), tıp ilminin son derece ilerlediği bir zamanda gönderildiği için, bu alandaki mucizelerle desteklenmişti. Ona lütfedilen bu mucizeler, her zaman olduğu gibi, herhangi bir insanın veya doktorun gerçekleştirmesi mümkün olmayan hari¤kulade işler cinsindendi ve aklını kullanan herkes, bu mucizele¤rin ancak Allah'ın yardımıyla meydana gelebileceğini anlayabi¤lirdi. Hz. İsa (a.s.), çamurdan bir kuş yapar ona üfleyince canla¤nıp uçardı. Yine Allah'ın izniyle, doğuştan kör olanların gözlerini iyileştirir, alaca hastalığına tutulanları tedavi eder; hattâ ölüleri diriltirdi. Yanına gelenlere ne yediklerini ve evlerinde ne biriktir¤diklerini haber verirdi. Bu mucizeleri kendisinin yapmasının imkansız olduğunu ve bunları ancak Allah'ın emri ve izniyle yaptığını söyleyerek, insanları Allah'a kul olmaya ve O'na itaat etmeye çağırırdı.

Hz. İsa (a.s.)'a verilen bu mucizeler, ruhu inkârın yaygın olduğu bir ortamda, ruhun varlığını açıkça gösteren kesin delil¤ler nev'indendi. Çamurdan yaptığı bir kuşa üfleyince canlanıp uçuyor, çağırdığı ceset canlanıp konuşuyordu. Bu, ancak ça¤murdan yapılmış kuşa veya cansız cesede yeniden ruh verilme¤siyle olabilirdi. O, bu mucizelerle bir taraftan Allah'ın ölüleri diriltmeye kadir olduğunu bir taraftan da âhiretin varlığını ispat etmiş oluyordu. Zira o dönemde yahudilerin ekserisi, Âhiret gü¤nünü inkâr ediyordu. Onlar, yeniden diriltilip hesaba çekilecek¤lerine inanmıyorlardı.[39]

Kur'ân-ı Kerim, onun mucizelerinden bir başka yerde şöyle bahsetmiştir:

"Allah şöyle demişti: Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi an! Seni Ruhulkudüs (Cebrail) ile desteklemiştim; beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Sen iznimle çamurdan kuş gibi bir şey yapmış ona üflemiştin de iznimle canlanıp kuş olmuş¤tu; anadan doğma körü, alaca hastalığına yakalanmış olanı iz¤nimle iyi etmiştin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. îsrailoğullan'na mucizelerle geldiğinde, onlardan inkar edenler, 'Bu apaçık bir büyüdür.' dediklerinde, onların sana zarar vermelerini önlemiş¤tim.[40]



Gökten İnen Sofra


Rivayet edildiğine göre, havariler, içinde bulundukları maddî imkansızlık ve açlık yüzünden, Hz. İsa (a.s.j'a başvurarak kendilerine gökten bir sofra indirilmesi için Allah'a duâ etmesini istemişlerdi. Bu sofradaki yemekleri yiyecekler, kazandıkları güç ve kuvvet sayesinde Allah'a daha fazla ibâdet edeceklerdi.[41] Hz. İsa (a.s.), bunun kendileri için bir imtihan, bir fitne kılınmasın¤dan korktuğunu belirterek önce bundan kaçındı. Onlara, ger¤çekten inanıyorlarsa rızık hususunda Allah'a güvenmelerini tav¤siye etti. Ancak havariler, isteklerinden vazgeçmediler ve gökten gönderilecek rızığa saygı gösterip onunla ihtiyaçlarını giderecek¤lerini, bu sayede peygamberliğine olan îmanlarının daha da kuvvetleneceğini ve bu sofrayı peygamberliğini tasdik eden kesin bir mucize kabul edeceklerini söylediler. Onların niyetini hâlis bulan Hz. İsa (a.s.), sonunda tekliflerini kabul etti. Allah'a yalva-rarak, havariler ve açlık içinde bulunan diğer fakirler için, muci¤ze olarak gökten bir sofra göndermesini, bu sofranın öncekiler ve sonrakiler için bir bayram kılınmasını istedi. Onun dileğini kabul eden Allah Teâlâ, bu sofrayı indireceğini; ancak onu inkâr edecek olanları, hiç kimseye vermediği ağır bir ceza ile cezalan¤dıracağını açıkladı. Kur'ân-ı Kerim'de, havarilerin bu istekleri ve söz konusu sofra hakkında şu bilgi verilmiştir;

"Hani havariler, 'Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin, gökten bize bir sofra indirmeye güç yetirebilir mi?' demişlerdi. O da, 'Eğer iman ediyorsanız, Allah'tan korkun!' demişti. Bunun üzerine dedi¤ler ki: 'O sofradan yemeyi, kalblerimizin huzura kavuşması, senin bize doğru söylediğini bilmek ve ona şahidlik edenlerden olmak maksadıyla istiyoruz.'

Meryem oğlu İsa şöyle dedi: 'Ey Rabbimiz olan Allahım! Gökten bize bir sofra indir ki, bizden öncekilere de sonrakilere de, bir bayram ve senin katından bir mucize olsun. Bizi rvzıklandır. Sen, nzık verenlerin en hayırlısısın,' Allah, 'Ben, o sofrayı size indireceğim. Fakat bundan sonra sizden kim inkâr ederse, âlem¤lerden hiç kimseye vermeyeceğim bir azapla azaplandınrım.' de¤di.[42]

Kur'ân-ı Kerim'de havarilerin istemiş olduğu mucize sofra hakkındaki bilgi bundan ibarettir. Âyetlerde, bu sofranın gönde¤rildiğini bildiren açık bir ifâde yoktur. Bu yüzden, müfessirler, sofranın gönderilip gönderilmediği hususunda ihtilâfa düşmüş¤lerdir. Ancak Taberi ve İbn Kesir başta olmak üzere müfessirle-rin büyük ekseriyeti, sofranın gönderildiği ve onu inkar edenle¤rin şiddetle cezalandırıldığı görüşündedirler.[43]

Bâzı rivayetlere göre ise, böyle bir mucize verildiği takdirde, onu inkâr edeceklerin azaba çarptırılacaklarını öğrenen havari¤ler isteklerinden vazgeçmişler ve neticede sofra gönderilme¤miştir.[44]



Hz. Muhammed (S.A.V.)'in Geleceğini Müjdelemesi


Tevrat'ı tasdik etmekle mükellef olan Hz. İsa (a.s.)'m insan¤lığa tebliğ etmekle yükümlü kılındığı önemli vazifelerinden biri de, ümmetine, kendisinden sonra Ahmed yani Muhammed is¤minde bir peygamberin gönderileceğini müjdelemekti. Cenab-ı Hak, bu hususu, onun diliyle hikâye ederek şöyle buyurmuştur:

"Meryem oğlu İsa, 'Ey İsrailoğullan! Doğrusu ben, Allah'ın, benden önce gelmiş olan Tevrat'ı doğrulamak ve benden sonra gelecek ve adı Ahmed olacak bir peygamberi müjdelemek için size gönderilmiş olan peygamberiyim.' demişti. Ama o İsa'nın müjde¤lediği peygamber, kendilerine apaçık delillerle geldiği zaman, 'Bu, apaçık bir sihirdir' dediler."[45]

Bu âyette, Hz. İsa (a.s.), aslî görevleri arasında olan iki hu¤susa İşaret etmiştir. Birincisi kendisinden önce gönderilen Tev¤rat'ı tasdik etmek, ikincisi de, kendisinden sonra gelecek Ahmed isimli peygamberi müjdelemek. Hz. İsa (a.s.), böyle söylemiş ol¤duğu halde, yahudiler gibi, hristiyanların çoğu da, Hz. İsa (a.s.)'m Rasülullah (s.a.v.) hakkında vermiş olduğu bu müjdeyi gizlemişler veya tahrif ve inkâr yoluna gitmişlerdir. Peygamberi¤miz (s.a.v.)'in davetiyle karşılaştıklarında, onu sihirbazlıkla it¤ham etmişler ve, "Bu Ahmed, o müjdelenen Rasül değil, bu şahıs açık sihirlerle bizi. aldatmak istiyor" diyerek hainlik etmişlerdir. Ancak onlar, İncillerde Rasülullah (s.a.v.)'den bahseden ve onu müjdeleyen bilgileri ne kadar tahrif etmeye çalışmış olsalar da, bugün ellerinde bulunan muharref İncillerde dahî onun hakkın¤da gerçeği açıkça ortaya koymaya yetecek miktarda bilgi bulunmaktadır.[46]

Rasülullah (s.a.v.) de, kendisini müjdelemiş olan Hz. İsa fa.s.) hakkında şöyle demiştir:

"İsa'ya insanların en yakını benim. Peygamberler baba bir kardeştirler. Benimle İsa'nın arasında peygamber yoktur."[47]