KaLpSiz
02-05-2009, 01:03 PM
[Only Registered Users Can See Links]
Hadîs: Kullu müneccimun kezzâb, velev sadakû!
Bütün müneccimler yalancıdır! Söyledikleri doğru çıksa-isabet etseler bile!
Bir gün Mekke'de büyük bir yağmur yağacağına dair bir müneccim falı çıkmış ortaya; ve Allahın Resulü bu muazzam hadisi buyurmuşlar. Tesadüf veya hikmet, ertesi günü yağmur yağmış..Yani müneccimin dediği çıkmış.. O kadar yağmış ki, Allah Resulü elleriyle ve maşrapalarla suları dökerken yine:
"Kullu müneccimun kezzâb velev sadakû" derlermiş. Yani müneccimlerin dediği olduğu halde Resûlullah ısrar ediyor: Müneccimler yalancıdır! İsabet etseler bile!
Şimdi bu ısrarın büyüklüğünü şuradan anlayın ki, Alman iktisat kitaplarında bunu misal diye gösterirler. Bir teşhiste o teşhisin ilmî yanılması -bir defalık-, teşhisin kökünden yanlış olması demek değildir. Misâl olarak da bu Hadîsi ele alır onlar..
Onlar ilimde, ilmî metodda istifade ediyor bizim hikmetlerimizden de, biz cehlimizin büyüklüğünden, cehlimizi biraz silecek kadar olsun istifade edemiyoruz.
Necip Fazıl Kısakürek
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar;
“Kahin ve falcıya (yani gaibten haber verdiğini iddia eden kişiye) inanan kimsenin 40 gün namazı kabul olmaz” [1] Ona inanan kişi, bana indirileni inkar etmiş olur”[2] buyurmuştur.
[1] Müslim, Selâm,125
[2] İbn Mâce, Tahare, 122; Tirmizî, Tahare, 102.
[Only Registered Users Can See Links]
Efendim, müneccimler ve onlara inananlar her devirde olmuş maalesef..
Bugün de varlar.. Hatta kahve fincanının resmini çekip net üzerinden falcılara belli bir para karşılığında yollayan ve fal baktıranlar olduğunu duydum! SubhanAllah bu nasıl bir ahmaklıktır?!
Yine bakıyorum ev oturmalarında şu bu, hanımlar kendi aralarında kahve falları bakıyorlar..İkaz edildiklerinde ise:
"Aman canım ne olacak biz eğlence olsun diye yapıyoruz " diyorlar..
Bu işin eğlencesi mi olur yahu?!
İşte okuduk hadis var: `Kullu muneccimun kezzab!`
Ve çok da tehlikeli ha! Aman dikkat..
Hani bir hadiste geçer ya; "içki içenin 40 gün namazı kabul olmaz" diye..Aslında bu kabul olmayış "efdal=en iyi" olmayıştan..Yoksa namaz borcu ödeniyor..
Buradan hareketle içime düşen bir şey var:
Yediğimiz yiyeceklerin vücuttan atılması 40 gündür malum..Karaciğerde depo ediliyor çünkü. Süreç 40 gün..
Mesela bugün yediğimiz bir dilim baklava, vücuttan 40 gün sonra çıkacak. Işte o yüzden namazın "efdal" olması için vücudun bu haramdan temizlenmesi gerekiyor..
Şimdi: Yukarıdaki hadiste falcı için de denen "40 gün" için, buna benzer bir düşünüşle şöyle denilebilir mi ki acep:
Nasıl maddeten vücudumuz bir haramdan etkileniyor, rahatsız oluyor ve giderilmesi için belli bir süreç gerekiyorsa..Aynen manen de böyledir!
Her haram, her yasaklanmış iş, manevi cihazlar üzerinde etki gösterir ve yıpratır onu..
Kalp, beyin ve her zerre etkilenir haramdan, hayatiyetini kaybeder..
`40 gün` süreçle manevi cihazlarımızı hasta eden virüsler ancak temizleniyor.
Allahu a'lem..Akla yüreğe hemen geliveren bir ilham idi..
Falcılık bir sektör.. İnsanların zaaflarından besleniyor..
İnsan işte..Öyle hevesli ki gayba, hatta geçmişi bilmeye..
Bazen şaşırıyorum nasıl böyleler diye subhanAllah.
Teslimiyet eksikliği..Yaratıcının sıfatlarını bilememek, marifetullah eksikliği yani..
Yoksa bilseler, "herkes gayba nazar etse, şu an ki durumunu seçerdi"
Çünkü şu an içinde bulunduğu durum, Rabbin ona uygun gördüğü en iyi, en hayırlı olandır..O Hakim'dir abes iş yapmaz!
Ayşe Reşad
Hadîs: Kullu müneccimun kezzâb, velev sadakû!
Bütün müneccimler yalancıdır! Söyledikleri doğru çıksa-isabet etseler bile!
Bir gün Mekke'de büyük bir yağmur yağacağına dair bir müneccim falı çıkmış ortaya; ve Allahın Resulü bu muazzam hadisi buyurmuşlar. Tesadüf veya hikmet, ertesi günü yağmur yağmış..Yani müneccimin dediği çıkmış.. O kadar yağmış ki, Allah Resulü elleriyle ve maşrapalarla suları dökerken yine:
"Kullu müneccimun kezzâb velev sadakû" derlermiş. Yani müneccimlerin dediği olduğu halde Resûlullah ısrar ediyor: Müneccimler yalancıdır! İsabet etseler bile!
Şimdi bu ısrarın büyüklüğünü şuradan anlayın ki, Alman iktisat kitaplarında bunu misal diye gösterirler. Bir teşhiste o teşhisin ilmî yanılması -bir defalık-, teşhisin kökünden yanlış olması demek değildir. Misâl olarak da bu Hadîsi ele alır onlar..
Onlar ilimde, ilmî metodda istifade ediyor bizim hikmetlerimizden de, biz cehlimizin büyüklüğünden, cehlimizi biraz silecek kadar olsun istifade edemiyoruz.
Necip Fazıl Kısakürek
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar;
“Kahin ve falcıya (yani gaibten haber verdiğini iddia eden kişiye) inanan kimsenin 40 gün namazı kabul olmaz” [1] Ona inanan kişi, bana indirileni inkar etmiş olur”[2] buyurmuştur.
[1] Müslim, Selâm,125
[2] İbn Mâce, Tahare, 122; Tirmizî, Tahare, 102.
[Only Registered Users Can See Links]
Efendim, müneccimler ve onlara inananlar her devirde olmuş maalesef..
Bugün de varlar.. Hatta kahve fincanının resmini çekip net üzerinden falcılara belli bir para karşılığında yollayan ve fal baktıranlar olduğunu duydum! SubhanAllah bu nasıl bir ahmaklıktır?!
Yine bakıyorum ev oturmalarında şu bu, hanımlar kendi aralarında kahve falları bakıyorlar..İkaz edildiklerinde ise:
"Aman canım ne olacak biz eğlence olsun diye yapıyoruz " diyorlar..
Bu işin eğlencesi mi olur yahu?!
İşte okuduk hadis var: `Kullu muneccimun kezzab!`
Ve çok da tehlikeli ha! Aman dikkat..
Hani bir hadiste geçer ya; "içki içenin 40 gün namazı kabul olmaz" diye..Aslında bu kabul olmayış "efdal=en iyi" olmayıştan..Yoksa namaz borcu ödeniyor..
Buradan hareketle içime düşen bir şey var:
Yediğimiz yiyeceklerin vücuttan atılması 40 gündür malum..Karaciğerde depo ediliyor çünkü. Süreç 40 gün..
Mesela bugün yediğimiz bir dilim baklava, vücuttan 40 gün sonra çıkacak. Işte o yüzden namazın "efdal" olması için vücudun bu haramdan temizlenmesi gerekiyor..
Şimdi: Yukarıdaki hadiste falcı için de denen "40 gün" için, buna benzer bir düşünüşle şöyle denilebilir mi ki acep:
Nasıl maddeten vücudumuz bir haramdan etkileniyor, rahatsız oluyor ve giderilmesi için belli bir süreç gerekiyorsa..Aynen manen de böyledir!
Her haram, her yasaklanmış iş, manevi cihazlar üzerinde etki gösterir ve yıpratır onu..
Kalp, beyin ve her zerre etkilenir haramdan, hayatiyetini kaybeder..
`40 gün` süreçle manevi cihazlarımızı hasta eden virüsler ancak temizleniyor.
Allahu a'lem..Akla yüreğe hemen geliveren bir ilham idi..
Falcılık bir sektör.. İnsanların zaaflarından besleniyor..
İnsan işte..Öyle hevesli ki gayba, hatta geçmişi bilmeye..
Bazen şaşırıyorum nasıl böyleler diye subhanAllah.
Teslimiyet eksikliği..Yaratıcının sıfatlarını bilememek, marifetullah eksikliği yani..
Yoksa bilseler, "herkes gayba nazar etse, şu an ki durumunu seçerdi"
Çünkü şu an içinde bulunduğu durum, Rabbin ona uygun gördüğü en iyi, en hayırlı olandır..O Hakim'dir abes iş yapmaz!
Ayşe Reşad