PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yolculukta namaz nasıl kılınır?


User_00
15-03-2009, 08:08
Sual: Seferi ile misafir aynı manaya mı gelir? Yolculukta namaz nasıl kılınır?
CEVAP
Seferi veya Misafir olmak demek, yolcu olmak demektir. 3 günlük yere gitmek niyeti ile yola çıkan kimse, konakladığı bir yerden üç günlük yola gitmeye niyet ederek, ayrılırsa, gideceği yolun iki tarafındaki evlerin hizasından ayrılınca misafir olur. Büyük şehirlerde kenar evler kalmamıştır. Bu bakımdan şehre yakın mezarlık, fabrika, okul ve kışla geçilince seferilik başlar.

Niyet etmez ise, bütün dünyayı dolaşsa bile, misafir olmaz. Düşmanı arayan askerlerin hâli böyledir. Fakat, geri dönüşte misafir olur. İki günlük uzaklıkta olan bir yere gitmeye niyet eden kimse, yolda iken veya o yere varınca, iki günlük yere daha gitmeye niyet etse, o dört günlük yere giderken misafir olmaz.

Hanefi mezhebinde seferde, 4 rekat olan farz namazları 2 rekat kılmak vaciptir. 4 rekat kılmak mekruhtur, günah olur. Hadis-i şerifte, (Seferde namazı tamam kılan hazarda eksik kılan gibidir) buyuruldu. Üç rekatları aynen kılar. Müekked sünnetler, gayrı müekked sünnet haline gelir.

Maliki’de, meşru seferde 4 rekat farzları 2 kılmak sünnet, Şafii’de, meşru seferde, 2 veya 4 kılmak da caizdir. İki kılmak evladır. Hanbeli’de ise seferde 2 veya 4 kılmak Şafii’deki gibidir.

Hanefi’deki Müslümanların günah işlememeleri için 4 rekatlık namazlarını seferde 2 rekat olarak kılmaları gerekir. Bunun için sefere ait hükümleri de bilmek gerekir. Bu bilgiler Hanefi’ye göre aşağıya çıkarılmıştır:

İnsanın mukim olduğu, yerleştiği yere Vatan denir.

3 çeşit vatan vardır:
a- Vatan-ı asli: İnsanın doğup büyüdüğü, daha sonra evlendiği yerdir. Bundan sonra da hep kalmak niyetiyle yerleştiği yerdir. Burayı da değiştirip temelli kalmak üzere başka yere göçebilir. O zaman göçtüğü yer vatan-ı asli olur.

b- Vatan-ı ikamet: 15 gün veya daha çok kalıp, sonra çıkmaya niyet edilen yerdir.

c- Vatan-ı sükna: İnsanın uğradığı yer olup, 15 günden az kalmak için niyet edilen, yahut bugün yarın çıkarım diyerek uzun müddet oturulan yerdir.

Vatanın değişmesi:
Vatanın değişmesi aşağıda belirtilen örneklerdeki gibi olur:
Bir kimse, evlenip veya temelli kalmak üzere bir yere yerleşmedikçe, doğup büyüdüğü yer vatan-ı asli olmaktan çıkmaz. Evlenirse, eski vatan-ı aslisi bozulur. Evlendiği yer vatan-ı asli olur. Başka bir yerde temelli kalmak üzere yerleşirse, bu sefer evlendiği yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Temelli yerleştiği yerden ayrılıp başka bir yere temelli yerleşirse, önceki yerleştiği yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Yani bir kimse, Haymana’da doğsa, vatan-ı aslisi Haymana olur. Bu kişi, Samsun’da evlense, Haymana vatan-ı asli olmaktan çıkar ve vatan-ı aslisi Samsun olur. Daha sonra Fatih’te temelli yerleşmeye karar verirse, o zaman vatan-ı aslisi Fatih olur. Samsun vatan-ı asli olmaktan çıkar. Vatan-ı aslide bir saat de kalınsa namazlar kısaltılmaz.

Bir kimse, evlenip bir yere yerleştikten sonra, hanımı o şehirde ikamet ettirse, iş icabı kendisi gidip başka bir şehre temelli yerleşse, iki vatan-ı aslisi olur.

Bir köyde, ikamet eden bir kadın, şehirdeki doğum evine giderek çocuğu olsa, çocuğun vatan-ı aslisi annesinin ikamet ettiği köydür. Çünkü orada büyüyecektir. Birkaç gün kaldığı yerde, yani vatan-ı süknada doğmuş sayılmaz.

Bir kimse 60 km.lik mesafeye gitmek için bir otobüse binse, otobüste uyuyup 150-200 km.lik mesafeye gitse bile yine seferi olmaz. Çünkü buraya gelmeye niyet etmemiştir. Burada iken 60 km. ilerideki şehre bir iş için gitse, yine seferi olmaz. Dönerken ilk çıktığı yere gelmeye niyet ederse, dönüşte seferi olur. Bunun gibi, bir kişi, 60 km. olan Çatalca’ya gitmek üzere Fatih’ten çıksa, otobüste uyuduğu için Edirne’ye gelse, Edirne’ye kendi isteği ile gitmediği, niyetsiz gittiği için, Edirne’de namazlarını mukim olarak yani 4 rekat olarak kılar. Edirne’den tekrar Fatih’e gitmeye niyet ederek yola çıksa, Edirne’den çıkar çıkmaz, namazlarını kısaltır.

Sual: Seferi iken namazda nasıl niyet edilir?
CEVAP
Rekat sayısını ve seferi olduğunu söylemeye gerek yok. Her zamanki gibi niyet edilir. Mesela (Niyet ettim öğle namazının farzını kılmaya) denir.

Sual: Yolculukta saat mi yoksa mesafe mi esas alınır?
CEVAP
Mesafe esas alınır. (104 km.dir)

Sual: Hanefi mezhebinde olup da, Maliki mezhebini taklit eden birinin seferilik konusunda, mesafe ve ikamet suresi olarak Maliki mezhebini mi esas alması gerekir?
CEVAP
Mesafe olarak Hanefi, ikamet süresi olarak Maliki mezhebi esas alınır. Çünkü kendi mezhebimizden çıkmadığımız için, taklit ettiğimiz mezhebin farzlarına uyuyor, müfsidlerinden kaçıyoruz.

Sual: Yolculukta namazlar kaç rekat kılınır?
CEVAP
Dört rekatlı farzlar iki rekat olarak kılınır, üç rekatlılar kısaltılmaz, sünnetler vakit müsait değilse hiç kılınmaz, vakit varsa kılmak iyi olur.

Sual: Vatan-ı ikamet nasıl bozulur?
CEVAP
Vatan-ı ikamet üç şeyle bozulur:
1- Başka bir vatan-ı ikamete gidince, sefer niyeti ile çıkmamış olsa ve aralarındaki uzaklık üç günlük yoldan az olsa bile, önceki vatan-ı ikamet bozulur.

2- Vatan-ı asliye gidince de bozulur. Bir kimse, vatan-ı aslisi olan Nevşehir’den Konya’ya bir ay kalmak niyetiyle gitse, sonra, Karamana gidip evlense ve oraya yerleşse, Karaman vatan-ı asli olur. Konya vatan-ı ikamet, Nevşehir de vatan-ı asli olmaktan çıkar.

3- Sefere niyet ederek çıkmaktır. Yani vatan-ı ikametten 3 günlük yola gitmeye niyet ederek ayrılınca, burası vatan-ı ikamet olmaktan çıkar. Daha az yola niyet ile gidip gelseydi, vatan-ı ikameti bozulmazdı. Vatan-ı ikametten niyetsiz çıkıp, başka yerde 3 günlük yola gitmek için niyet ederse, 3 günlük yola gitmeden önce, vatan-ı ikamete girerse, seferi olması bozulur. Mukim olur. Niyet ettikten başlayarak 3 günlük yol gittikten sonra, buraya girse de artık burada mukim olmaz.

Sual: Evli bir kimse, iki sene sonra ben falanca şehre temelli yerleşeceğim demekle orasını vatan-ı asli edinmiş olur mu?
CEVAP
Hayır olmaz. Bir şehre yerleşilir, temelli kalmaya niyet edilirse o zaman vatan-ı asli edinilmiş olur. Bu arada herhangi bir görevle birkaç aylığına veya birkaç seneliğine başka şehre gidilse de yine orası yani temelli yerleşmeye niyet ettiği şehir vatan-ı asli olur. Bir yerin vatan-ı asli olması için, önce orayı vatan edinip orada ikamet etmek gerekir. Bunun bozulması için de, yeni bir şehre temelli kalmak üzere yerleşmek gerekir.

Sual: Yolculuk rahat olsa da, seferi olan, dört rekat olan farzları iki rekat mı kılması gerekir?
CEVAP
Yolculuk genelde sıkıntılı olduğu için, dinimiz dört rekat olan farzların iki rekat kılınmasını bildirmiştir. Hiçbir sıkıntı olmasa da, iki rekat kılınır. Şimdi yolculuklar rahattır, seferiliğe ihtiyaç yoktur denmez. Tersine, mukim iken, hiç rahat olmasak, çok zor şartlarda bile, dört rekatlık farzları iki rekat olarak kılamayız.

Seferde insan garip olur, yardımcı bulması zor olur. Yollarda, eşkıyaya rastlaması da, mümkündür. Onun için tek başına yolculuk yapmak mekruhtur. Kadınların ise, yanlarında mahrem erkekleri bulunmadan, sefere çıkması caiz değildir. Yol çok emin olsa da, hiç eşkıya tehlikesi bulunmasa da, uçakla kısa zamanda, gitme imkanı olsa da, yine kadınların, mahremsiz, 104 kilometreden uzağa gitmeleri caiz değildir. Şimdi yolculuklar emindir, bir kadın istediği yere gidebilir demek yanlış olur. Dini hükümler zamanla değişmez. Ancak âdete ait olanlar zamanla değişebilir.

Sual: Seferde, yolculukta güçlük olunca, dört rekatlı farzlar iki mi kılınır?
CEVAP
Güçlük olmasa da, çok rahat olsa da, babasının evinden daha uygun olsa da, yine seferde dört rekatlı farzlar iki rekat olarak kılınır. Tersine, kendi evinde çok güçlük olsa da, namazlar kısaltılamaz.

Sual: Ankara’da doğdum, Eskişehir’de nikahım kıyıldı. Bursa’da düğünüm oldu. İstanbul’da ikamet ediyorum. Ancak ileride Bursa’ya gitmeyi düşünüyorum. Benim vatan-i aslim neresidir?
CEVAP
Bir kimsenin vatan-i aslisi doğduğu yerdir. Evlenince, doğduğu yer vatan-i asli olmaktan çıkar. Evlenmekten kasıt da nikah veya düğün olunan yer değil, zifaf olunan yerdir. Zifaf nerede olmuşsa, orası vatan-i asli olur. Eğer İstanbul’a temelli yerleşseydiniz, evlendiğiniz yer de vatan-i asli olmaktan çıkardı. Ancak İstanbul’da temelli kalmayı düşünmediğinize göre vatan-i asliniz evlendiğiniz yani zifaf olan yerdir.

Sual: Yolda, dağ başında doğmuş, bekâr, âkil baliğ ve hiç bir yere yerleşmemiş kimsenin vatan-ı aslisi olur mu?
CEVAP
Vatan-i aslisiz Müslüman olmaz. Doğduğu yere en yakın olan yerleşim merkezi, vatan-i aslisidir.

Sual: Vatan-ı ikametim Fatih’tir. Buradan Yenibosna’ya gidip iki gün kalsam, sonra Ankara’ya gitmek niyetiyle, Yenibosna’dan çıkıp yine Fatih’e uğrasam, Fatih’te seferi olur muyum?
CEVAP
Yenibosna’dan Ankara’ya gitmek üzere yola çıkınca seferilik başlar. Ancak Fatih’e uğrayınca seferilik bozulur, mukim olur. Fatih’ten çıkınca, tekrar seferilik başlar. Çünkü Fatih’ten ilk defa çıkarken, seferilik mesafesindeki yola gitmeye niyet etmemişti. Fatih’in vatan-ı ikamet olmasının bozulması için, Fatih’ten çıkarken 104 km yola gitmek üzere çıkması gerekirdi. Eğer Fatih’e uğramazsa, mukim olmaz.
Vatan-ı asli
Sual : Hanımı vefat ettikten sonra başka bir hanımla evlenenin, vatan-ı aslisi değişir mi? Yani ilk evlendiği yer vatan-ı aslilikten çıkıp, son evlendiği yer mi vatan-ı aslisi olur?
CEVAP
Evet; ama eğer şimdiki yerde temelli kalmaya niyet etmişse, evlilik temelli kalınan yeri vatan-i aslilikten çıkarmaz.

Yazlık ev vatan olur mu?
Sual: Yazlığa benzeyen bir yerde evlenip, 6 ay yazlıkta, 6 ay da şehirde oturanın vatan-ı aslisi neresi olur?
CEVAP
Vatan-ı aslisi, yazlık değil şehir olur.

User_00
15-03-2009, 08:12
Sual: Seferilikle ilgili örneklerle bilgi verir misiniz?
CEVAP
1- Vatan-ı aslisi Van olan bir kişi, çoluk çocuğuyla İzmir’e temelli yerleşmek için gelse, ve otele yerleşse, ev tutunca eşya gelecek olsa, çoluk çocuk daha sonra gelse bile o kişinin vatan-ı aslisi İzmir olur.

2- Vatan-ı aslisi Sivas olan bir babanın, Fatih’te oturmakta iken, Sivas’ta oturan hanımı, Fatih’e gelince doğursa, çocuğu, Fatih’te de ikamet eden babanın yanına bırakıp Sivas’a gitse, çocuğun vatan-ı aslisi Fatih’tir. Çocuğun doğup büyüdüğü yer vatan-ı aslisi olur. Ana babasına bağlı olmaz.

3- Bir kimse, Sivas’ta doğduktan 6 yıl sonra babası ile birlikte Fatih’e yerleşse, orada ilkokulu bitirdikten sonra, talebelik sebebiyle çeşitli illerde bulunsa, vatan-ı aslisi doğduğu yer olan Sivas’tır.

4- Bingöl’e gitmek üzere Van’dan çıkınca seferi olunur. Bingöl’den Van’a gelince de, bir hafta sonra tekrar gitmeye karar verilmişse, Van’da da seferi olunur.

5- 15 günden fazla kalmak niyetiyle Ankara’dan Fatih’e giden bir kişi. Fatih’e gelince işinin on günde biteceğini anlarsa, yani 15 günden fazla kalmayacağına karar verdiği andan itibaren, seferi olur.

6- Vatan-ı asli Konya olan bir kimse vazife icabı Fatih’te otursa, fakat işyeri Fatih’ten 120 km. uzaklıkta olsa pazar hariç, her gün işine gidip akşama eve dönüyorsa, hem Fatih’te hem de işyerinde seferi olur. Vaziyet hiç değişmez ise ömür boyu seferilik devam eder. Ancak Fatih vatan-ı asli olursa, Fatih’te bulunduğu sürece seferi olmaz. Fatih’ten çıkıp, işyerinden tekrar Fatih’e dönünceye kadar seferi olur.

7- Vatan-ı aslisi Adana olan, Ankara’dan Bursa’ya 2 günde bir gidip gelen bir şoförün hem Ankara’da hem Bursa’da evinde olsa 15 günden fazla kalmaya niyet etmedikçe hep seferi olur. Eğer Adana’ya giderse, orası vatan-ı asli olduğundan seferi olunmaz. Vatan-ı aslide bir saat de kalınsa seferilik sona erer.

8- Vatan-ı asli Adana olan ve Eskişehir’de ikamet eden bir kimse, oradan da çıkıp gezerken niyetsiz 45 km uzaklıktaki Bozüyük’e uğrayınca, Ankara’ya gitmeye karar verse, Eskişehir’e uğramadan Ankara’ya gitse, Bozüyük’ten çıkıştan itibaren seferi olur. Eskişehir’e uğrarsa, Eskişehir’de mukim olur. Fakat Ankara’dan dönerken Bozüyük’e gitmeye niyet etse, Eskişehir üzerinden dönse, Eskişehir’de seferi olur.

9- Tamir sebebiyle gemide15 günden fazla kalan bir kimse, Kaptan (Burada 15 günden fazla kalacağız) derse, karada mukim, denizde seferi olur. Gemi vatan olmaz. (Ne kadar kalacağımız belli değil) der ise 15 günden fazla kalınsa, yine seferi olunur.

Seferi olan, camide veya evde yalnız veya cemaatle namaz kılarken ezan okur. Çünkü camide, okunan ezan, onun namazı için sayılmaz. Yolcu, çıkarken misafir olduğu yere gelinceye kadar misafir sayılır. Gelip de 15 günden fazla kalmaya niyet ederse mukim olur.

İkindi namazının son rekatına yetişen seferi kimse, imamın mukim olduğunu zannederek 4 rekat kılsa, sonra imamın seferi olduğunu öğrense, kasten 4 rekat kılmadığı için mahzuru yoktur.

Misafir, seferde Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı, takdim ve tehirle yani öğle ile ikindiyi öğle vaktinde veya ikindi vaktinde, akşam ile yatsıyı, akşam veya yatsı vaktinde kılabilmek yani cem edebilmesi için bir ihtiyaç hasıl olması gerekir. Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyaç hasıl olmadan takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir ki, caiz olmaz.
Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim veya tehirle kılar.

Mestli bir kimse, abdestli olarak sefere çıksa, 3 günlük mesh süresi abdest bozulduğu anda başlar 3 gün devam eder.

User_00
15-03-2009, 08:15
Sual: Seferilikte mesafe ne kadardır?
CEVAP
Üç günlük yola, süratli bir araç ile, mesela trenle daha az zamanda giden de seferi olur. (Mecelle şerhi)

Keşfedilecek yeni bir vasıta ile, bir saniyede, bir anda Amerika’ya giden de seferi olur. Eskiden kerametle bir anda başka ülkelere giden evliya da seferi olarak namazlarını kılmıştır. Yine din kitaplarında deniyor ki:
Bir yere giden iki yol olsa, biri kısa, öteki uzun olsa, uzun yol, 104 kilometreden fazla ise, bu uzun yoldan her vasıta ile [otobüsle, uçakla veya kerametle] giden seferi olur. Eskiden hızlı giden atlar da var idi. Ama dinimiz, atı değil deve yürüyüşünü esas almıştır. Mesela Fetava-i Hindiyye’de buyuruluyor ki:
Bir kimse, üç günlük [104 km] mesafede bulunan bir yere, süratli koşan bir at ile iki günde veya daha az bir zamanda varmış olsa da, yine seferi olur, dört rekatlık namazlarını kısaltarak iki rekat olarak kılar. Cevhere kitabında da böyle bildirilmektedir. (On beşinci bab)

İbni Âbidin hazretleribuyuruyor ki:
Âlimlerin hepsi, seferiliği fersah denilen, bir saatte gidilen yolun uzunluğu ile bildirmiştir. Seferi olacak mesafeyi de 15, 18 ve 21 fersah olarak tespit etmişlerdir. Fetva 18 fersaha göre verilmiştir. (Redd-ül- Muhtar)

Bir fersah 6 km civarındadır. Net olarak 5,8 kilometredir. Bu da yaklaşık 104 km ediyor. Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerinde ise 80 kilometreden fazla giden seferi olur. (Mezahib-i Erbea)

Sual: Peygamberin zamanında otobüs ve uçak gibi araçlar olmadığı için 104 km den fazla giden seferi olur demiştir. Ama bugün için bu mesafe çok azdır. Seferilikte mesafe değil, varılan zaman yani süre önemli olmalıdır. 104 km bir yol için namazı kısaltmak nasıl doğru olabilir? Bu dini kolayına geldiği gibi değiştirmek olmuyor mu?
CEVAP
Kaş yapayım derken göz çıkardığınızın farkında değilsiniz galiba. Farkında olmasanız bile hatta aksini iddia etseniz bile, sözlerinizden şu anlam çıkıyor:
Allah, ileride otobüs, tren, uçak, deniz otobüsü, hızlı giden deniz motorlarının veya füzelerin çıkacağını [hâşâ] bilmiyordu. Onun Peygamberi de, kıyamete kadar geçerli dininde, sadece günündeki problemleri bildirmiştir.

Bu çok kötü bir suçlama olur. Allahü teâlâ, kıyamete kadar olacak lüzumlu bütün olayları Peygamberine bildirdiği için, Resulullah efendimiz her asra uygulanabilecek hükümler bildirmiştir.

Asıl sizin aklınıza göre yaptığınız teklif, dini değiştirmek olur. Dinimiz mesafe önemli diyor, zaman, süre hesaba katılmaz diyor, yukarıda bunları naklettik.

İbadet demek, Allah ve Resulü tarafından emredilen şeyi, bildirilen zamanda ve miktarda ve şartlarda yapmak demektir. Bunu azaltmak veya artırmak veya çeşitli şekilde değiştirmek, dini değiştirmek olur. Bunun da ibadetle alakası kalmaz.

Sual: Seferilikte üç günlük yol esastır. Bu da 104 km civarındadır. Bu yol, çok engebeli olsa, bu yüzden, 4–5 günde gidilebiliyorsa; fakat yol 104 km.nin altında ise seferi olur mu?
CEVAP
Hayır seferi olmaz; çünkü mesafe esastır. Tersine uçakla bir saatte gidilerek, zaman kısalsa da, yine mesafe esas alınır. Hangi araçla ve kaç günde gidilirse gidilsin, 104 km.den az mesafeye giden seferi olamaz. 104 kilometreden uzağa bir saniyede bile gidilse seferi olunur.

Sual: İstanbul’dan İzmit’e giden seferi olur mu?
CEVAP
Seferi olmak için Hanefi’de 104 km uzaklığa gitmek üzere yola çıkmak gerekir. İstanbul’un neresinden yola çıkıldığına göre ve gidilen yola göre değişir. Mesela:
İzmit - Bostancı köprüsü (E-5’ten 90 km, E-6’dan 102 km.)
İzmit - Boğaz köprüsü (103 km)
İzmit - Fatih köprüsü 122 km)
İzmit - Yenibosna (E-5’ten 145 km, E-6’dan 160 km.)
Demek ki, bir kimse, Boğaz köprülerinin Avrupa yakasındaki herhangi bir yerden İzmit’e giderse seferi oluyor.

Sual: Bir kimse, Yeni kapıdan deniz yolu ile Armutlu tatil köyüne gitmek üzere, İstanbul Marmara evleri birinci kısımdan çıksa, direkt Armutlu'ya vapur bulamasa, Yalova üzerinden gitmeye karar verse, Armutlu'da seferi olur mu?
CEVAP
Armutlu'ya Gemlik üzerinden gelirse, Yenikapı - Yalova arası 48 km dir. Yalova - Armutlu 73 km dir. 48 + 73 = 121 km olur ki, seferi olur.

Armutlu'ya Çınarcık üzerinden giderse Yenikapı - Yalova arası 48 km dir. Yalova - Armutlu 58 km dir. Toplam 106 km yi buluyor ki bu yoldan giden de seferi olur. Mesafe Marmara evlerinden değil, Yenikapı'dan hesap edilir. Çünkü niyet değiştirdiği yer önemlidir.

Marmara Evleri birinci kısımdan, Armutlu'ya deniz yolu ile giden seferi olmaz. Çünkü Marmara evleri - Yeni kapı 35 km, Yeni kapı - Armutlu 58 km dir. 104 km yi bulmamaktadır.

Kara yolu ile gidecekler için de bir cetvel aşağıya çıkarılmıştır.
1- Marmara 1. kısım-Yenikapı iskelesi (Sahil yolundan): 35 Km
2- Marmara 1. kısım-Yenikapı iskelesi (E5'ten): 33 Km
3- Marmara 1. kısım-Yenibosna/E5 üzerindeki benzin ist (E5'ten): 17 Km
4- Marmara 1. kısım-Yenibosna/E5 üzerindeki benzin ist (E6'dan): 25 Km
5- Yenikapı iskelesi -Armutlu Tatil Köyü iskelesi (Deniz yolu): 27Mil = 50 Km
6- Kadıköy iskelesi- Armutlu Tatil Köyü iskelesi (Deniz yolu): 27,5Mil = 51 Km
7- Yenikapı iskelesi -Yalova Feribot iskelesi (Deniz yolu): 26 Mil = 48 Km
8- Pendik iskelesi -Yalova Feribot iskelesi (Deniz yolu): 13.2Mil = 24 Km
9- Armutlu ilçesi - Armutlu Tatil köyü (Karayolu): 4 Km
10- Armutlu ilçesi iskelesi - Armutlu Tatil Köyü iskelesi (Deniz yolu: 3Mil = 5,5 Km
11- Topçular iskelesi-Yalova (Karayolu): 20 Km
12-Yalova-Çınarcık-Armutlu Tatilköyü (Karayolu): 58 Km
13-Yalova-Orhangazi-Gemlik-Armutlu Tatilköyü (Karayolu): 73 Km
14- Orhangazi-Gemlik (Karayolu): 20 Km
15- Gemlik-Armutlu Tatil köyü (Karayolu): 38 Km
16- İzmit-Gölcük-Değirmendere-Karamürsel-Altınova-Çiftlikköy-Topçular-Yalova-Orhangazi-Gemlik-Armutlu Tatil köyü (Karayolu): 126Km
17- Eskihisar arabalı vapur iskelesi-Topçular iskelesi (Deniz yolu): 4,8Mil = 8,8 Km
18- Yenibosna (İhlas yuva)-Kadıköy (E5 Karayolu): 34 Km
19- Yenibosna (İhlas yuva)-Kadıköy (E6 Karayolu): 55 Km
20- Küçükbakkalköy gişeleri (E6)-Eskihisar-Topçular-Yalova-Orhangazi-Gemlik-Armutlu: 151 Km

NOT: 1 Deniz mili = 1852 m’dir.

User_00
15-03-2009, 08:16
Sual: Seferi cemaatle namazı nasıl kılar?
CEVAP
Misafir imam, namaz içinde, mukim olmaya niyet edip, 4 rekat kılsa, cemaatin de namazı sahih olur.

Seferi imama uyan mukim, imam selam verdikten sonra kalan rekatları tamamlarken secde-i sehvi gerektiren bir şey yaparsa, secde-i sehv yapar.

Bir kimse, namaz vaktinin sonunda sefere çıksa, bu namazı kılmamış ise, iki rekat kılar. Vaktin sonunda vatanına gelse, bu vaktin namazını kılmamış ise, dört rekat kılar.

Misafir imama uyan mukim, ilk teşehhüdde salevatları okumaz. Ettehıyyatüyü yavaş okur. Misafir, Cuma günü ahir zuhur namazını iki rekat olarak kılar.

İstanbul’da öğrenci olan bir kimse, haftanın herhangi bir gününde bir iş için seferi uzaklığa gitse, sefer dönüşünde de bu hafta da falan yere gideceğim diye de niyet etse İstanbul’da seferi olur.

Seferiliğe ait yeteri bilgiye sahip olmayan bir kişi seferi olduğundan şüphe ederse, mukim olur. Namazlarını 4 rekat olarak kılması gerekir. Tahmininde yanılsa bile kasten 4 kılmadığı için mazur sayılır. Fakat seferi değilken 2 kılarsa, kıldığı namazları kaza etmesi gerekir. İhtiyatlı hareket etmelidir.

Seferde, Şafii veya Maliki’yi taklit eden yolcu, ikindi ile cem ederek kılmak için, öğleyi geciktirirse, öğle vakti çıktıktan sonra, öğleyi kılmadan önce mukim olsa, önce öğle namazını kaza eder. Öğleyi kazaya bıraktığı için günaha girmez. Çünkü namazı özürsüz kazaya bırakmak günahtır. Burada seferde olmak özrü ile kazaya bırakıldığı için günah olmaz.

Sual: Misafir, gittiği yerde istediği gibi hareket edebilir mi? Teklif edilmeden imamlığa geçebilir mi?
CEVAP
Bir eve misafir gidildiği zaman ev sahibinin gösterdiği yere oturmalıdır. Namaz kılarken ev sahibi imam olur veya imamı tayin eder. Kısacası oranın amiri ev sahibidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir arkadaşınızın yanına gidince, yanından ayrılıncaya kadar arkadaşınız sizin emirinizdir.) [İbni Adiy]

Sual: Öğle namazında, mukim cemaatte imam olan seferi kimse, unutup dört rekat kılsa, bir kısmı imamla birlikte, dört kılsa, bir kısmı da imam üçüncüye kalkınca, kendi başına kalan iki rekatı tamamlasa, ne olur?
CEVAP
Seferi imama sonuna kadar uyan mukimlerin namazları bozulur. Çünkü farz kılan, nafile kılana uyamaz. İki rekat kıldıktan sonra, imama uymayıp diğer iki rekatı kendi başına tamamlayanların namazları ise sahih olur.

Sual: Seferi olan cemaat, mukim olan imama uyması durumunda 4 rekatlı farz namazları nasıl kılar?
CEVAP
Dört rekat olarak kılarlar.

Sual: Seferi olan bir imama mukim biri uyarsa namazını kısa mı kılar yoksa uzun mu kılar?
CEVAP
Mukim namazını kısaltamaz. Kaç rekatsa öyle kılar. Mesela öğle namazı ise 4 rekata tamamlar.

Sual: İkindi namazının son rekatına yetişen seferi kimse, imamın seferi olduğunu zannederek 2 rekat kılsa, sonra imamın mukim olduğunu öğrense ne yapması gerekir?
CEVAP
Zan ile hareket edilmez. İmamın seferi olduğu bilinmiyorsa mukim olduğu anlaşılır. Vakit çıkmamışsa iade etmek, vakit çıkmışsa kaza etmek gerekir.

Sual: İkindi namazının son rekatına yetişen seferi kimse, imamın mukim olduğunu zannederek 4 rekat kılsa, sonra imamın seferi olduğunu öğrense ne yapması gerekir?
CEVAP
Kasten 4 rekat kılmadığı için mahzuru yoktur.

Sual: Seferi imam, mukim cemaate Cuma namazı kıldırabilir mi?
CEVAP
Kıldırabilir.

Sual: Seferi imama uyan mukim, imam selam verdikten sonra secde-i sehvi icap eden bir şey yapsa, secde-i sehv gerekir mi?
CEVAP
İmamla kılarken, cemaattan biri, hata yaparsa secde-i sehv yapmaz. İmam selam verdikten sonra kalan rekatları tamamlarken secde-i sehvi gerektiren bir şey yaparsa, o zaman secde-i sehv yapar.

Sual: Mukimken seferi olan imama uydum. İmam, yanılıp üçüncü rekata kalkıp dörde tamamladı. Ben, tek başıma iki rekat daha kıldım. Seferi biri de, imam ayağa kalkınca selam verdi. Diğer seferiler dört rekat kıldı. Hangilerinin namazı sahih oldu?
CEVAP
Sizin namazınız sahih olmuştur. Ayrıca, imam üçüncü rekata kalkınca selam veren seferinin namazı da sahih olmuştur. Fakat dört rekat kılan seferilerin namazı mekruh olmuştur.

Sual: Misafir imama uyan mukim, ilk teşehhüdde salevatları okur mu?
CEVAP
Salevatları okumaz. Ettehıyyatüyü yavaş okur.

Sual: Seferde 4 rekat kılan Şafii’ye, mukim Hanefi uyabilir mi?
CEVAP
Uyabilir.

Sual: Seferde de, cemaatle namaz kılmak sünnet mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Öğle vakti misafirlerle uyuyakalmışız. İkindi vaktinde öğle namazını cemaatle kaza ederken, ev sahibi olarak ben imam oldum. Seferi olan bu misafirlerin, mukim olduğum için bana uyarak kıldıkları namaz sahih oldu mu?
CEVAP
Sahih olmadı. Çünkü misafirlerin ilk oturuşu farz, mukim olan imamın ilk oturuşu vaciptir. Farz kılan bir kimse, nafile veya vacip kılan imama uyamadığı gibi, bir rüknü farz olarak eda edecek kimse de, onu nafile veya vacip olarak eda eden imama uyamaz. (Redd-ül Muhtar)

Sual: Tam İlmihal’in cemaatle namaz bahsinin sondan ikinci paragrafında, (Misafir, dört rekatlı olan farzları eda ederken, mukime uyabilir. Mukim imama vakit içinde uyan misafirin namazı değişerek, imamın namazı gibi dört rekat olur. Fakat misafir kazayı iki rekat kılması gerektiğinden, mukim imama uyamaz. Çünkü, oturması ve okuması farz olan, nafile olana uymuş olur) deniyor. Bunun izahı nasıldır?
CEVAP
Seferi olan kimse, öğle, ikindi ve yatsı namazını kılamayıp kazaya bırakınca, kazayı iki rekat kılması gerektiğinden, aynı namazı kaza eden mukim imama uyamaz. Çünkü, mukim imamın, ikinci rekatın sonunda oturması farz değildir. Seferi olanın ise, oturması farz olduğundan mukim imama uyamaz.
Seferi olan kimse, vakit namazlarında mukim imama uyabilir.

Sual: Bir arkadaş, (S. Ebediyye kitabında, misafir olan mukim imama ikinci rekâttan sonra uyamaz yazıyor) diyerek cemaate uymadı. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Böyle bir şey yok. Misafir olan her rekâtta mukim imama uyabilir. S. Ebediyye'de şöyle diyor:
Misafir, dört rekâtlı olan farzları eda ederken, mukime uyabilir. Yetişemediği rekât olursa, imam selam verdikten sonra dörde tamamlar. Çünkü, mukim imama, vakit içinde uyan misafirin namazı değişerek, imamın namazı gibi dört rekât olur.

Sual: Seferi imam son teşehhüdde, salli barik ve Rabbena’yı okurken, mukim olan cemaat Ettehıyyatü’yü okuduktan sonra kelime-i şehadeti tekrar eder mi?
CEVAP
Tekrar etmesi iyi olur. Susup beklemesi de caizdir.

Sual: Seferi imam, iki rekât kılması gereken farzı dört kılarsa, kendisinin ve cemaatin namazı sahih olur mu?
CEVAP
Seferi olan imam, ikinci rekâtta teşehhüdü okuduktan sonra, yanılıp üçüncü rekâta kalksa ve namazı dörde tamamlasa, imamın ve ona uyan seferilerin namaz sahih olur. Mukimlerin namazı sahih olmaz; çünkü imamın son iki rekâtı nafile olur. Nafile kılana, farz kılanlar uyamaz.

Seferi imam, ikinci rekâtta teşehhüdü okuyup, üçüncü rekâta kalkınca, seferi olan cemaat kalkmayıp, selam verse, namazları sahih olur. İmama uyup dört rekât kılan seferilerin namazlarıysa, mekruh olur. Mukimlerinse hiç sahih olmaz.

Sual: Misafir imam, namaza başlayınca, mukim olmaya niyet edip, 4 rekat kılsa, cemaatin de namazı sahih olur mu?
CEVAP
Evet, sahih olur. Mukim olan kimse, seferi olan imama uyarsa, imam yanılıp üçüncü rekata kalkıp dörde tamamlarsa, imamın namaz sahih olur, ona uyan cemaatin namazı sahih olmaz. Seferi bir kimse, seferi imam üçüncü rekata ayağa kalkınca selam verse, namazı sahih olur. Fakat bilerek dört rekat kılan seferilerin, namazı mekruh olur.

User_00
15-03-2009, 08:17
Sual: Vasıtalarda namaz kılınır mı?
CEVAP
Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vasıtalarda, farzları oturarak kılması caiz değildir. Ancak teyemmüm yapmak için gereken özürler varsa caizdir. (Halebi, Redd-ül Muhtar)

Zaruri özürler şunlardır:
Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması, yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler birer özür olur.

Böyle bir özürle vasıta içinde ima ile namaz kılmak caiz olur. Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek namaz kılınır.

Bildirilen özürler yoksa, oturarak vasıtada namaz kılınmaz. Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir. Yahut otobüsü durdurup namaz kılınır. Durdurulamazsa, inilir, namaz kılındıktan sonra başka vasıta ile gidilir. İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda duruyorsanız sizden bilet alayım) diye pazarlık ederek binmelidir.

Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek iki namaz cem edilir.

Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir. Baş dönmesi özürdür.

Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz.

Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir.

Seferi olan, vapurda ve trende, farz namaza kıbleye karşı durup secde yerinin yanına pusula koymalı, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola dön demelidir. Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur ve tren ev gibidir. Hayvan gibi değildir.

Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe Maliki, Şafii veya Hanbeli’yi taklit ederek, iki namazı cem ederek kılabilir.

Sual: Talebeler olarak geziye gidiyoruz. Arabada namaz kılmam gerekebilir. Nasıl yapacağım?
CEVAP
Arabada mecbur kalmadıkça kılmayın. İki namazı cem ederek kılın. Arabada kılmak zorunda kalırsanız bağdaş kurarak veya diz üstü oturmanız gerekir. Ayakkabıyı çıkartmanız gerekir. Kıbleye karşı ima ile kılınır.

Sual: Araba devamlı hareket ederken kıbleye doğru nasıl kılabilirim? İma ile nasıl kılınır?
CEVAP
İma demek rüku için biraz eğilmek, secde için ondan fazla eğilmekle olur. Hastalar da böyle yapar. Yollar hep eğri büğrü değil ya, düz yolda giderken zaten iki rekat kılacaksınız, en kısa sureleri okursunuz, kıbleye dönersiniz öyle kılarsınız. Ama dediğim gibi arabada kılmayı tercih etmeyin, iki namazı birleştirip kılın.

Sual: Arabada yanımda su götürmeyi düşünüyorum. Olur da abdestim bozulurda abdest alırım diye. Sadece farz olan yerleri yıkasam caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olur. Sadece bir kere de yıkasanız olur, üç kere yıkamak şart değil. Yani bir gazoz şişesindeki su ile rahat abdest alınır.

Sual: Uçakla giderken bir namaz vakti çıkacak olsa, ne yapmak gerekir?
CEVAP
Uçakta namaz kılınır. Uçakta kılma imkanı olmayıp vakit de çıkacak olsa, diğer üç mezhepten birini taklit ederek, iki namazı cem ederek takdim veya tehir ile kılmak gerekir. Sabah namazı cem edilmez. Sabah namazını uçakta ima ile kılmak gerekir. (Hadika)

Sual: Uçakta namaz ima ile kılınır mı?
CEVAP
Otobüs gibidir.

Sual: Uçakla ABD'ye gideceğim. Öğle namazı vakti girmeden İstanbul’dan ayrılmış oluyorum. Öğleyi nasıl kılacağım?
CEVAP
İki yol var:
1- Uçakta kılınabiliyor. Arka kısımda ayakta kılma imkanı var. İki rekat farzını kılıyorsunuz o kadar.

2- Eğer uçakta ayakta kılma imkanı olmazsa, inince ikindi ile cem edip kılarım diye karar verirsiniz. Uçaktan inince, Maliki mezhebini taklit ederek, sünnet kılmadan iki rekat öğle, iki rekat da ikindi namazını beraber kılarsınız.

Not: İkindi vaktinde de Amerika’ya varamıyacaksanız, ayakta kılma imkanı da olmazsa, o zaman uçakta iken, koltukta diz üstü veya bağdaş kurup oturarak ima ile namazınızı kılarsınız. Zaten gelirken bunu mecburen yapacaksınız. Zira vakitler havada iken geçiyor.

Sual: Namazı otobüste oturarak kılmak zorunda kalırsak otobüsün durmuş olması mı gerekiyor?
CEVAP
Dururken kılma imkanı varsa dururken kılınır. Durmuyorsa, hareket ederken de kılınır.

Sual: Yolculuk esnasında vapurda veya trende kıbleye dönmek şart mıdır?
CEVAP
Evet kıbleye dönmek şarttır. Yolculukta dört rekatlı farzlar iki rekat kılınır. İki rekat namaz kılana kadar trenin, yönü genelde değişmez. Yani tren fazla viraj almaz. Eğer, eğri büğrü giderse, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koymalı. Vapur veya tren döndükçe, kendisi de kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola döndürebilir. Vapur ve tren ev gibi olduğu için, namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Böyle vasıtalarda kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz. Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe, vardıkları yerde diğer üç mezhepten birini taklit edip iki namazı cem ederek kılabilirler.

Sual: Dünyanın dönüşünden, daha hızlı giden bir uçakla, mesela, Ekvatorda iken, yarım saatte dünyanın etrafında bir tur atacak şekilde gidilse, namazlar nasıl kılınır?
CEVAP
Vakit namazın şartıdır. Vakit girdikçe namaz kılmak farz olur.
Güney veya kuzey yönüne gidilirse, değişen bir şey olmaz. Aynı meridyende gidilmiş sayılır. Doğuya da, Batıya da gidilse, 30 dakika içinde, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarının vakti peş peşe hemen girip çıkar. Bir namazı kılana kadar vakit çıkabilir. Bunun için, iki namazı cem ederek kılmak uygun olur. Eğer uçağın çok hızlı gitmesinden dolayı namazı kazaya bırakırsak, günah olmaz. Uçaktan inince, vakti girdiği halde, kılınamayan namazlar kaza edilir.

User_00
15-03-2009, 08:18
Sual: Gemi ile çeşitli ülkelere gidiyoruz. Gemide ve limanlarda namazlarımızı nasıl kılacağız? Dört rekatlı namazları iki rekat olarak mı kılacağız?
CEVAP
Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir. Baş dönmesi özürdür. Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz. Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir. Seferi olan, vapurda ve trende, farz namaz için kıbleye karşı durup secde yerinin yanına pusula koymalı, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola dön demeli. Namazda göğüs kıbleden ayrılırsa, namaz bozulur.

104 km.den daha uzaklığa gitmek üzere hareket eden gemide ve kalkış limanından sonra gidilen her limanda dört rekatlı farzlar iki rekat olarak kılınır. Üç rekatlılar aynen kılınır, kısaltılmaz. Sünnet ise, vakit müsaitse kısaltılmadan aynen kılınır. Vakit müsait değilse, terk edilmesi caizdir.

Uğranılan limanların birinde veya birkaçında 15 günden daha fazla kalınacaksa, seferi olunamaz, namazlar kısaltılmaz. Gemi, limandan ayrıldıktan sonra yine iki rekat olarak kılınır. Bu hükümler Hanefi mezhebine göredir. Diğer üç mezhepte ise, dört gün kalmaya niyet eden seferilikten çıkar, mukim olur. Üç gün ve daha az kalan seferi olur.

Sual: Vatan-ı aslim olan Gölcük’ten İzmir’e gemi ile gidip dönüyoruz. Gölcükte karaya çok yakın bir yerde demir atıyoruz. Gemide, namazları seferi olarak mı kılmam gerekir?
CEVAP
Gölcük’te karaya ayak basmadığınız için seferisiniz. Sefer dönüşlerinde gemide kaldığınız müddetçe dört rekatlık namazlarınızı iki rekat olarak kılmanız gerekir. (Nihaye)

Sual: Her gün Silivri’den Büyükada’ya giden birinin, akşam namaz vakti gemide geçiyor. Akşam namazını kaçırmamak için, gemide namazını kılması caiz mi? CEVAP
Sahile yanaşmış gemi, karaya oturmuş ise namaz kılmak caizdir. Karaya oturmamış ise, âlimlerin çoğuna göre, dışarı çıkmak mümkün ise, farz kılmak caiz olmaz. Dışarı çıkıp karada kılmalıdır! Gemi gidiyorsa, kıbleye dönerek ayakta kılmalıdır. Başı dönen kimse, ayakta kılamazsa, oturarak kılmalıdır.

Sual: Gemi mürettebatındanız. Gemimiz İzmir'de tamirdedir. Ayrılış tarihi bilinmiyor. Seferi miyiz?
CEVAP
Kaptan,15 günden fazla kalacağız derse, karada mukim, gemide seferi olunur. Gemi vatan olmaz. Böyle söylemedikçe hep seferi olunur.

User_00
15-03-2009, 08:19
Sual: Şafii ve Maliki'de sefer mesafesi ve müddeti ne kadardır?
CEVAP
Hanefi’de sefer mesafesi 104 km, müddeti de 15 gündür. Giriş-çıkış günleri hariç, 15 veya daha fazla gün kalırsa mukim olur. Fakat giriş-çıkış günleri ile beraber 15 gün kalırsa seferi olur. Çünkü giriş-çıkış günleri sayılmadığı için 13 gün kalmış olur.

Maliki, Şafii ve Hanbeli'de, 80,640 kilometre mesafeye gidip, giriş ve çıkış günleri hariç, 4 günden az kalan seferi olur. 4 veya daha fazla gün kalan mukim olur. [Bu üç mezhepten birini taklit eden Hanefi, mesafe olarak kendi mezhebindeki mesafeye yani 104 km.ye uyar. Seferilik süresinde ise taklit ettiği mezhebe uyması gerekir.]

Sefere çıkan kimse, sabah ezanları okunurken bir şehre girse, o gün sayılmaz.

Ezanlar okunurken o şehirden çıksa çıktığı gün de sayılmaz. 3 gün kalınca 3 sabah namazı kılar, bir girişte, bir de çıkışta sabah namazı kılınmış olur ki, hepsi 5 sabah namazı eder. Demek ki, 3 sabah namazı değil, en fazla 5 sabah namazı kılan bile seferi oluyor, mukim olmuyor. Şer'i gün, imsak vakti girince başlar.

User_00
15-03-2009, 08:20
Sual: Misafir, yalnız veya cemaatle namaz kılsa, ezan ve ikamet okur mu?
CEVAP
Seferi olan, camide veya evde yalnız veya cemaatle namaz kılarken ezan okur. Çünkü camide, okunan ezan, onun namazı için sayılmaz. Hem ezan hem ikamet okumak iyi olur. [Seferi olan ezanı dışarıda okumaz. Gittiği otelde, evde veya caminin içinde okuyabilir. Yavaşça okur, sadece kendi duyacak kadar okur.]

User_00
15-03-2009, 08:20
Sual: Seferi, unutarak veya kasten 4 rekat kılsa ne yapar? Misafir olan imam, yanılarak dört rekat kılarsa buna uymuş olan mukimin namazı ne olur?
CEVAP
Misafir farzı dört rekat kılarsa, son iki rekatı nafile olur. Emri dinlemediği için ve nafilenin iftitah tekbirini ve farzın selamını terk ettiği için ve nafileyi farz ile karıştırdığı için, günah olur. Unutarak dört rekat kılan kimse secde-i sehv yapar.

Misafir olan imam, yanılarak dört rekat kılarsa, buna uymuş olan mukimin namazı fasid olur. İkinci rekatta oturmazsa, farzı kabul olmaz. Üçüncü rekatın secdesini yapmadan, o şehirde 15 gün kalmaya niyet ederse, o farzı dört rekat kılması lazım olur. Fakat, üçüncü rekatın kıyamını ve rükuunu tekrarlaması lazım olur. Çünkü, bu ikisini nafile olarak yapmıştı. Nafile olarak yapılan ibadet farz yerine geçemez.

Misafir sureleri kısa okur. Tesbihleri üçten az yapmaz. Yolda iken, yani sıkıntılı zamanında, sabah namazından başka sünnetleri terk edebilir. Sünnetleri özür ile terk etmek caizdir. Seferde, yatsı namazını kerahet vaktine bırakmak caizdir.

Sual: Seferi olan, öğleyi, ikindiyi ve yatsıyı 4 rekat olarak kılsa, daha sonra hatırına gelse kaza etmesi gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez.

User_00
15-03-2009, 08:20
Sual: Üç günlük yola [mesela Ankara'dan Tokat'a] giden ve orda bir hafta kalmayı düşünen her hanefi otomatikman seferi mi olmuş olur?
CEVAP
Evet. Gitmeye karar vermek niyettir.

Sual: Tam İlmihal’de, (Niyet etmez ise, bütün dünyayı dolaşsa bile, misafir olmaz) deniyor. Sefersiz niyet, niyetsiz sefer olmaz, ikisinin de olması lazım deniyor. Biri olmazsa olmaz deniyor. Ben niyet etmeden uçağa binip Amerika'ya gitsem seferi olmayacağımı anlıyorum. Anladığım doğru mu?
CEVAP
Anladığınız yanlış. Amerika'ya gitmek için bilet alıyorsunuz, uçağa biniyorsunuz ve Amerika’ya gidiyorsunuz. Bunlar niyet değil mi? Bunları kendi iradenizle yapmıyor musunuz? Niyet bir iş yapmaya karar vermek demektir. Hem Amerika'ya gidiyorsunuz, hem de ben gitmeye karar vermedim diyorsunuz. Gitmeniz karar verdiğinizi gösterir. Hem niyet etmiş, hem de sefere çıkmış oluyorsunuz.

İlmihalde, (Niyet etmez ise, bütün dünyayı dolaşsa bile, misafir olmaz) dendikten sonra, (Düşmanı arayan askerlerin hâli böyledir. Fakat, geri dönüşte misafir olur) ifadesi var. Askerler düşmanı buralarda arıyorlar, sefer mesafesi olan uzaklıkta aramıyorlar. Ama araya araya sefer mesafesini de geçseler, yine seferi olmazlar, çünkü oraya gelmek için niyet etmemişlerdi. Bir yere gitmeye karar verince sefer mesafesini geçmesi gerekir, yoksa oraya gitmekle seferi olamaz.

Başka örnek verelim:
Pendik'ten İzmit'e gitmek için otobüse binen kimse, yolda uyusa, uyanınca Bolu'ya gelmiş olduğunu görse, Bolu'da seferi olmaz. Çünkü buraya gelmeye niyet etmemişti. Ama oradan tekrar İstanbul'a gelmeye karar verirse o zaman Bolu'yu çıkar çıkmaz seferi olur.

Bolu'dan İzmit'e gelmeye karar verse, Bolu - İzmit arası seferi mesafede olmasa, yine seferi olamaz. İzmit'ten de Adapazarı'na gitse, yine seferi olamaz. Çünkü sefer mesafesi kadar gitmiyor. Adapazarı'ndan da Akyazı - Kuzuluk kaplıcasına gideyim dese, yine seferi olmaz, böyle sefer mesafesi olmayacak yerlere giderek dünyayı dolaşsa seferi olmaz.

Seferde niyet değiştirmek
Sual: İstanbul’dan deniz otobüsü ile Armutlu tatil köyüne geldik. Yol kısa olduğu için seferi olmuyoruz. Armutlu’da iken, 80 km uzaktaki Bursa’ya gidip gezmeye karar verdik. Bursa’da seferi olur muyuz?
CEVAP
Mukim bir kimse, 104 km den uzak yere gitmeye karar verince ancak seferi olur. 80 km ye gitmeye niyet etmekle seferi olmaz. Yani Bursa’da seferi olmaz. Eğer İstanbul’da iken Bursa’ya gideceğinizi bilseydiniz, hem Armutlu’da hem de Bursa’da seferi olurdunuz. Şimdi Bursa’da seferi olmazsınız. Ancak Bursa’dan dönerken İstanbul’a gelmeye niyetiniz olduğu için Bursa’yı çıkar çıkmaz seferi olursunuz. Armutlu’da da seferi olursunuz. İstanbul’a gelene kadar seferi olursunuz.

Seferiliğe niyet şarttır
Sual: Seferi olmak için, niyet şart mı?
CEVAP
Evet niyet şarttır. Mesela bir kimse, Pendik’ten 50-60 km uzaktaki İzmit’e gitmek üzere otobüse binse, otobüste uyuyup kalsa, Düzce’ye gelince uyansa, Düzce - Pendik arası, seferilik mesafesinde olduğu halde, Düzce’ye niyet ederek gelmediği için seferi olamaz. Bir kimse de, Pendik’ten Düzce’ye gitmek üzere otobüse binse; fakat ben sefere niyet etmiyorum dese de, seferi uzaklığa gitmeye karar verdiği için seferi olur. Bu kararı niyet sayılır. Yani gideceği yer seferilik mesafesinden fazla ise, niyet etmese de seferi olur; seferilik mesafesinden az ise, seferiliğe niyet etse de seferi olmaz. Demek ki, seferiliğin gerçekleşmesi için, hem seferi uzaklık şart, hem de niyet şart.

Seferilikte niyet
Sual: Bir kimse, 80 km uzaktaki A şehrine gitse, sonra, bir iş çıkıp A şehrine 85 km uzaktaki B şehrine gidip tekrar A şehrine dönse, B şehrinde seferi olur mu?
CEVAP
Seferi olmaz. Eğer A şehrine giderken, B şehrine de uğrayacağını biliyorsa, o zaman hem A şehrinde, hem de B şehrinde seferi olur.

Seferilikte niyet
Sual: Bir kimse, sefer uzaklığındaki A şehrine toplam 30 gün kalmak üzere gitse, gittiğinde orada on gün kaldıktan sonra, 10 km uzaktaki B şehrine gidip, orada on gün kaldıktan sonra, 10 km uzaktaki D şehrine gitse, orada da on gün kaldıktan sonra tekrar A şehrine gelse, 30 gün hep seferi mi olur?
CEVAP
Hayır seferi olmaz, mukim olur. Mukim olduktan sonra, seferi uzaklığa gidilmedikçe hep mukim olunur. Eğer, çıkarken, B ve D şehrinde onar gün kalacağını biliyorsa, 30 gün hep seferi olurdu. Aynı durumda, Maliki’yi taklit eden ise hep mukim olurdu.

Seferiliği kaldırma hilesi
Sual: İstanbul Fatih'ten İzmit arası seferi uzaklıkta olduğu için, bir kadın yanında mahremi olmadan İzmit'e gidemiyor. Hocanın biri, bir hile bulmuş. (Pendik veya Gebze'ye kadar niyet etmezsiniz, sonra niyet etseniz de, zaten seferi olmazsınız ve mahremsiz İzmit'e gidebilirsiniz) demiş. Böyle bir niyetle bir kadının Fatih'ten İzmit'e mahremsiz gitmesi caiz olur mu?
CEVAP
Kesinlikle caiz olmaz. O zaman niye Gebze'de niyet ediyor ki? İzmit'e kadar hiç niyet etmesin. Adapazarı'na niyet etmeden gitsin, Ankara'ya niyet etmeden gitsin. O zaman bir kimse, niyet etmedim diyerek dünyayı dolaşsa seferi olmaz. Seferilik diye bir şey kalmamış olur. Niyet, bir yere gitmeye kalbden karar vermek demektir. Seferi olmamak için, niyet etmiyorum demek geçersizdir. Ankara'ya gitmek için karar verip bileti almak niyettir. Ankara'ya gitmeye karar verse, biletini de alsa, ben sefere niyet ettim dese; fakat gitmese seferi olmaz. Demek ki, seferi olmak için hem niyet, hem de gitmek gerekiyor. Karar verip gittiği halde, ben niyet etmedim demesi geçersizdir. Buna hile-i şeriyye denmez, hile-i bâtıla yani bâtıl olan hile denir.

Yalova'da mukim olarak kurban kesmek için de, böyle geçersiz hile yapılıyormuş. Kara yoluyla giderken, Kartal'a, Pendik'e kadar niyet edilmiyormuş, sonra niyet ediliyormuş. Madem istenildiği zaman niyet edilebiliyor, hiç niyet edilmeden gidilsin! Ama bu yanlış olur. Yalova'ya gitmeye karar vermek niyettir. 104 kilometreden fazla giden, seferi olur, keseceği kurban da nafile olur.

User_00
15-03-2009, 08:21
Sual: Vatan-ı aslim Konya'dır. Vazife icabı Fatih'te oturuyorum. Fakat işyerim Fatih'ten 120 km. uzaklıktadır. Cumartesi pazar hariç, her gün işime gidip akşama eve dönüyorum. Fatih'te ve işyerimin bulunduğu yerde seferi sayılır mıyım?
CEVAP
Evet, hem işyerinde, hem de Fatih'te seferisiniz. Vaziyet hiç değişmezse ömür boyu hep seferi olursunuz. Fatih vatan-ı asliniz olursa, Fatih'te bulunduğunuz müddetçe seferi olmazsınız. Fatih'ten çıkıp, işyerinden tekrar Fatih'e dönünceye kadar seferi olursunuz. Şehirlerarası şoförlük yapanların durumu da böyledir.

User_00
15-03-2009, 08:23
Sual: Seferde kazaya kalan namazı, mukimken, kaç rekat olarak kılmak lazımdır?
CEVAP
Seferde kazaya kalan öğle, ikindi ve yatsının farzları mukim iken de yine 2 rekat olarak kaza edilir. Sabah, akşam ve vitir aynen kaza edilir.

Sual: Seferde kazaya kalan vitrin kazası yine vacip midir?
CEVAP
Evet vaciptir.

Sual: Seferdeki kaza namazı adedi bilinmese, hepsi 4 kılınır mı?
CEVAP
Kasten olmadığı için dört kılmak caiz olur.

Sual: (Seferde kazaya kalan ilk öğle namazına) diye niyet ederek iki rekat namaz kılmak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Mukimken kazaya kalan farzlar, seferde de dört rekat olarak mı kılınır?
CEVAP
Evet. Sabah, akşam ve vitir aynen kaza edilir.

User_00
15-03-2009, 08:27
Sual: Mestli kimse, abdestli olarak sefere çıksa, 3 günlük mesh müddeti ne zaman başlar?
CEVAP
Seferde abdest bozulduğu anda başlar. 3 gün devam eder.

User_00
15-03-2009, 08:28
Sual: Namaz vaktinin sonunda sefere çıkan veya vaktin sonunda vatanına gelen o vakitlerin namazlarını kılmamış ise kaç rekat kılar?
CEVAP
Namaz vaktinin sonunda sefere çıkan, bu namazı kılmamış ise, 2 rekat kılar. Vaktin sonunda vatanına gelen, bu vaktin namazını kılmamış ise, 4 kılar.

Yolcu, seferden dönerken, çıkarken misafir olduğu yere gelinceye kadar misafir sayılır. Gelince mukim olur.

User_00
15-03-2009, 08:28
Sual: Bir kimse Mekke’de veya başka yerde niyet etmeden 15 günden fazla kalsa, seferi olur mu?
CEVAP
Mekke-i mükerremeye giden, 15 veya daha fazla gün kalmaya niyet ederse mukim olur.15 günden az kalmaya niyet ederse veya hiç niyet etmeden aylarca kalsa misafir olur.

Mekke, Minâ ve Arafat gibi başka başka yerlerde toplam 15 gün kalmaya niyet eden de, mukim olmaz. Yalnız Mekke’de veya Minâ’da 15 gün kalmaya niyet eden mukim olur. Mukim olan da, namazlarını kısaltamaz. Bayram kurbanını da kesmesi vacip olur.

Talebe, asker, işçi gibi emir altında bulunanlar, kendi niyetleri ile değil, hocalarının, kumandanlarının, işverenlerinin emrine göre hareket ederler. Âmirleri 15 gün kalmaya niyet etse, bunlar emri işitinceye kadar misafir olurlar. Emri hiç işitmezlerse, kaç gün kalsalar hep seferi olurlar.

Bir görevliye tâbi olan hacılar da, bunun sözü ile hareket ederler. Görevli, 15 gün Mekke’de kalacağız dememişse, bu görevliye bağlı olanlar seferi olur. Seferi olanın da bayram kurbanını kesmesi vacip olmaz. Fakat şükür kurbanını kesmesi vacip olur. Dört rekatlık farzları iki rekat olarak kılar. (Nihaye)

Sual: 1991 yılından sonra Mekke ile Minâ birbirine bitişmiş. Minâ, müstakil karye hükmünden çıkmış mı? Mekke’de 8 gün, Minâ’da sekiz gün kalmaya niyet eden mukim mi olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Bir hacı hac farizası için, Mekke’de 13 gün kaldıktan sonra 14-15. günleri de Minâ ve Arafat’ta bulunup (Mekke- Mine, Arafat arası 22 km) tekrar Mekke’ye geri dönerek 7 gün daha kaldıktan sonra Medine’ye giderse seferi midir?
CEVAP
Tam İlmihal’de diyor ki:
Mekke, Minâ ve Arafat gibi başka başka yerlerde toptan 15 gün kalmaya niyet eden, mukim olmaz. Demek ki Türkiye'den giderken veya oraya varınca bir yerde 15 günden fazla kalmaya niyet edilmemişse seferi olur. Medine’de 15 günden fazla kalmaya niyet eder ise orada da mukim olur, 15 günden az kalmaya niyet etmişse seferi olur.

Mekke’de mukim olunmaz mı?
Sual: Tam İlmihal’de (Mekke, Minâ ve Arafât gibi başka başka yerlerde toptan 15 gün kalmaya niyet eden de, mukim olmaz) deniyor. Bir kimse Mekke’de bir ay kalsa, mukim olmaz mı?
CEVAP
Mukim olur. Bir yerde 15 günden fazla kalınınca mukim olur. Mesela bir kimse 13 gün Mekke’de kalmaya, sonra bir gün Arafat veya Minâ’da kalmaya, sonra 13 gün yine Mekke’de kalmaya niyet edip sonra, Medine’ye gitmeye niyet etse, bir yerde 15 günden fazla kalmaya niyet etmediği için Mekke’de toplam 26 gün kalmasına rağmen seferi olur. Namazlarını kısaltarak kılar. Ama kişi, Ramazanda gidip Mekke’de 15 günden fazla kalmaya mesela bir ay kalmaya niyet etmişse, artık Mekke’de mukimdir. Arafat’ta da, Minâ’da da, Müzdelife’de de seferi olamaz, mukimdir. Namazlarını kısaltamaz.

Bütün fıkıh kitapları hep aynı şeyi yazmaktadır. Farklı bir kavil yoktur. Fakat anlatılışları farklıdır. Birkaç örnek verelim:

Misafir olan yolcu, Mekke ve Minâ’da 15 gün ikamet etmeye niyet etse namazları dört kılmaz, çünkü iki yerde kalmayı niyet etmek çok yerde kalmayı gerektirir, bu ise yolculuğun gerçekleşmesine manidir. Ancak yolcu geceyi birinde kalmayı niyet ederse oraya girmesiyle mukim olur, çünkü kişinin ikameti gece kaldığı yere izafe olunur. (Hidaye)

Mekke ve Minâ’da 15 gün kalmaya niyet eden namazları dört kılmaz; çünkü ikamet iki yerde kalmaya niyet etmekle mukim olunmaz. Yolcunun ikametleri toplansa 15 günü geçse de seferidir. Ancak geceyi birinde ikamet etmeye niyet ederse o zaman oraya girmesiyle mukim olur, çünkü kişinin ikameti kaldığı, yattığı yere izafe olunur. Hac farzını yerine getirmek için hac ayının on günü içinde Mekke’ye girse ve 15 gün ikamete niyet etse, mukim olmaz, çünkü Arafat'a çıkmak zorundadır. Bir yerde 15 günden çok kalmadıkça mukim olamaz. (Bahr-ür Raik)

Kişi Kufe’den çıksa Mekke ve Minâ'da 15 gün ikamet etmek üzere yola çıksa Mekke'ye girdiğinde namazı dört kılamaz, çünkü sadece Mekke’de 15 gün kalmayacaktır. (Mebsut - Şeybani)

Yolcu bir yerde 15 gün kalmaya niyet ederse mukim olur. Ama iki yerde 15 gün kalmayı niyet eder ise, bu iki yerin her biri kendi başına bir şehirdir. Dolayısıyla biri diğerine tâbi değildir. Mekke ve Minâ’da toplam 20 gün kalmaya niyet eden mukim olmaz. Ancak bu iki yerden birinde 15 gün kalmaya niyet eden mukim olur. (Tuhfetül Fukaha)

İki yerde mesela Mekke ve Minâ’da, yahut Kufe ve Hira’da kalmayı niyet eden şayet geceyi bunlardan birinde ikamet etmeye azmetse ve gündüzleri oradan diğerlerine gitmeyi planlasa, eğer gece kalmayı azmettiği yere gündüz girse mukim olmaz. Ama gece ikamet etmeyi azmettiği yere geceleri girse mukim olur, sonra diğer yerlere oradan yola çıksa misafir olmaz. Çünkü kişinin ikamet yeri kaldığı yerdir. Başkasının yerine hac yapan arkadaşları gittikten sonra Mekke'de 15 gün veya daha çok kalmayı niyet eden Mekke'de mukim olur. (Mebsut - Serahsi)

Diğer üç mezhepte seferilik farklıdır. Giriş çıkış günleri hariç, bir yerde dört gün kalmaya niyet eden mukim olur. Bir ihtiyaçtan dolayı bu mezheplerden birisini taklit eden Hanefi de, taklit ettiği mezhebin şart ve müfsitlerine riayet eder. Yani dört gün kalınca mukim olur ve namazlarını kısaltamaz.

User_00
15-03-2009, 08:29
Sual: Seferilikte giriş ve çıkış günleri ne zaman başlar, ne zaman biter?
CEVAP
Gün, oruçta olduğu gibi imsak vaktinde başlar. Ertesi günü imsak vaktine kadar devam eder.

Mesela, İstanbul’a imsaktan sonra, sabah ezanı okunurken giren kimse, giriş günü olduğu için o günü saymaz. Eğer imsak vaktinden önce girerse, imsak vaktinden sonraki gün giriş günü olmaz. İmsak vaktinden sonra çıkarsa, o gün çıkış günüdür.

Demek ki bir kimse, bir yere güneş doğarken girse, o gün giriş günü olduğu için hesaba katmaz. Ayrılacağı zaman da, imsaktan sonra, mesela güneş doğarken oradan çıksa, o günü de hesaba katmaz.

User_00
15-03-2009, 08:29
Sual: Maliki mezhebini taklit eden bir hanefinin seferilik süresi ne kadar? Seferilik süresine vardığı ve ayrıldığı günler dahil mi olur?
CEVAP
Girdiği ve çıktığı günler hariç, 4 gün kalan mukim olur, 3 gün kalırsa seferi olur. Giriş çıkış günleri dahil 6 gün kalan mukim, 5 gün ve daha az kalan seferi olur.[Giriş çıkış günlerinde ölçü imsak vaktidir. Gidilen yere imsak vaktinden sonra girilirse, o gün sayılmaz, hariç tutulur. Çıkılan yerden imsak vaktinden sonra çıkılırsa o gün sayılmaz, hariç tutulur.]

Sual: Maliki mezhebini taklit eden biri, seferiliğe Hanefi’deki gibi mi uyacak yoksa Maliki mezhebindeki gibi mi?
CEVAP
Kilometre olarak Hanefi esas alınır, yani 104 kilometreden önce seferi olunmaz. Seferi olmak için gün olarak da Maliki esas alınır. Yani giriş çıkış hariç dört gün kalan mukim olur.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. Sefere çıkacağız. Bir işimiz var olursa birkaç gün içinde döneceğiz. Normal durumda 1 hafta kalmaya niyetlendik. Namazları seferi olarak mı kılacağız?
CEVAP
Kesin olmadığı için hep seferi olursunuz. Dört rekatlıları iki kılacaksınız.

Sual: Maliki mezhebini taklit eden Hanefi sefere niyet ediyor, çalıştığı şirkete varınca arabanın km göstergesi 103,3 km gösteriyor, seferi sayılır mı? Yoksa şirketin bulunduğu şehir sınırı mı dikkate alınıyor?
CEVAP
Önce çıkış yeri önemli. Şehrin mezarlık, fabrika, kışla, ırmak gibi bir yerden kilometre hesap edilir. Vardığı yerin de aynı şeyler kışla, fabrika, mezarlık gibi yerine varınca tamam. Şirketin yeri önemli değildir. Eğer bu ara 103 km ise seferi olur.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. 3 günlüğüne bir yere gitmeye niyet etmiştim. Buraya geldikten sonra bir gün seferi olarak kıldım namazları, fakat birkaç gün daha kalmak zorunda kaldım. Seferiliğim bozuldu mu? Seferi olarak kıldığım namazlar sahih oldu mu?
CEVAP
Sahih oldu. Maliki mezhebine göre, giriş ve çıkış günlerinden başka üç günden ziyade kalmaya niyet ettiği bir yere girince, yahut dört günden önce biteceğini sandığı işi için gittiği yerde onsekiz günden çok kalınca mukim olur. Daha az kalırsa seferi olur. Şafii’de de böyledir.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. Beş gün kalmak üzere bir yere gidiyorum. Fakat beş gün kalacağıma niyet etmiyorum. Hep seferi miyim? Yahut ne kadar kalacağımı bilmiyorum, bu üç gün de olabilir beş veya daha fazla da olabilir. Ne yapmam lazım?
CEVAP
Maliki’de bir yerdeki işinin dört günden önce bitmeyeceğini bilirse, niyet etmese de, oraya girince mukim olur. Müddetini iyi bilmezse, onsekiz gün sonra mukim olur. Şafii’de de böyledir.

Sual: Maliki mezhebine göre, giriş ve çıkış günlerinden başka üç günden ziyade kalmaya niyet ettiği bir yere girince, yahut dört günden önce biteceğini sandığı işi için gittiği yerde onsekiz günden çok kalınca mukim olur ne demektir?
CEVAP
Mesela dört günden az kalırım diye İzmir’e gidiyorsunuz, işiniz çıkıyor, iki gün daha kalmanız gerekiyor, iki gün sonra bitmiyor, üç gün daha kalmak gerekiyor, böyle 2 veya 3 gün kalınca 18 güne kadar seferi olursunuz. Bu durumda Hanefi’de ise ömür boyu seferi olur.

Sual: Maliki’yi taklit ediyorum. Doğum yerim Balıkesir, memleketim Erzurum, İstanbul'da yaşıyorum ve Antalya’da evlendim. Erzurum'da ve Antalya'da 4 günden az kalırsam seferi olur muyum?
CEVAP
Antalya vatan-ı asliniz olduğu için orada seferi olamazsınız. [Baliğ bir çocuğun ana-babasının bulunduğu yer doğduğu yer bile olsa, buradan ayrılıp başka yerde, çıkmamak niyet edip yerleşse veya evlense, orası (Asli yeri) olur. Ana babasının yanına gidince, yerleşmeye niyet etmedikçe, burası çocuğun asli yeri olmaz. Onun asli yeri evlendiği veya son yerleştiği yerdir.]

Sual: Mukim iken, iki namazı cem etmek gerektiği zaman,Maliki mezhebini taklit eden kimse, Hanbeli'ye göre, nasıl niyet eder?
CEVAP
Her iki mezhebe uyduğuna niyet eder. Mesela, öğle ile ikindiyi, öğle vaktinde cem ederken, öğleyi kılarken (Öğleyi, ikindi ile öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindiyi kılarken de, (İkindiyi, öğle ile, öğle vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindi vaktinde öğleyi kılarken, (Öğleyi, ikindi ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

İkindiyi, ikindi vaktinde kılarken de, (İkindiyi, öğle ile ikindi vaktinde cem etmeye, Hanbeli ve Maliki mezhebine uymaya) diye niyet edilir.

Akşam ile yatsı cem edilirken de aynı şekilde akşam ve yatsı denilerek aynı şekilde niyet edilir.

Sual: Hanefi mezhebindeki bir kimse, 10 günlüğüne sefere çıksa, orada bir akıntıdan veya başka bir ihtiyaçtan dolayı Maliki mezhebini taklit etmesi gerekse, seferiliği devam eder mi?
CEVAP
Maliki’nin şartlarına da, uyması gerektiği için seferiliği devam etmez.

Sual: Maliki’yi taklit eden bir kimse, seferde iki namazını cem edebilir mi?
CEVAP
Bir ihtiyaç, bir sıkıntı olmadan cem edemez.

User_00
15-03-2009, 08:30
Sual: Seferiliğe ait kâfi bilgiye sahip olmadığım için, bir yere gidince acaba seferi miyim, değil miyim diye karar veremiyorum. Namazları bu halde nasıl kılmam gerekir?
CEVAP
Seferi olduğundan şüphe eden, mukimdir. Namazlarını 4 rekat olarak kılması gerekir. Tahmininde yanılsa bile kasten 4 kılmadığı için mazur sayılır. Fakat seferi değilken 2 kılarsa, kıldığı namazları kaza etmesi gerekir. İhtiyatlı hareket etmelidir.

Sual: Seferiyim zannedip namazı kısalttım. Kazası gerekir mi?
CEVAP
Evet. Zan ile seferilik olmaz.

Sual: Kendi memleketinde seferiyim diye namazlarını seferi usule göre kılan kişi daha sonra seferi olmadığını öğrendiği zaman o namazlarını kaza edecek midir?
CEVAP
Evet edecektir.

User_00
15-03-2009, 08:31
Sual: Kadın, Şafii mezhebini taklit ederek mahremsiz sefere gidebilir mi?
CEVAP
Şafii mezhebinde de kadın mahremsiz sefere [üç günlük yola] gidemez. Diğer mezheplerde de mahremsiz sefere gidemez. Çünkü hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının, yanında kocası veya mahremi olmadan üç günlük ve daha fazla bir yola sefere çıkması helal olmaz.) [İbni Mace]

Sual: Bazı hanımlar mesela Konya’dan İstanbul’a yanlarında mahremleri olmaksızın gidip geliyorlarmış. Bu konuda Şafii mezhebini taklit ettiklerini ifade ediyorlarmış. Böyle bir şeyin aslı var mıdır?
CEVAP
Böyle bir şeyin aslı yoktur. Şafii mezhebinde de kadınlar mahremsiz sefere çıkamazlar. Sadece farz olan hacca gidebilirler. Bu konuda da taklit etmek caiz olmaz.

Konya’daki bayanlar, mahremsiz İstanbula gelip gidemezler. Tam İlmihal’de diyor ki:
Hür kadının, zevci veya ebedi mahrem akrabasından biri yanında bulunmadan, yalnız veya başka kadınlarla yahut akıl, baliğ ve salih olmayan mahremi ile üç günlük yola gitmesi [üç mezhepte] haramdır. Şafii mezhebinde, kadınlar ile mahremsiz olarak, farz olan hacca gidebilir. (Kadın, mürâhik olan, yani büluğa yaklaşmış, oniki yaşındaki mahremi ile sefere gidebilir). (Kadihân)da diyor ki, (Kadın, salih cemaat ile sefere gidebilir). [Bu iki kavil, zaruret halinde caiz olur.]

Diyelim siz hanımınızı Isparta’ya götürüp geldiniz. Daha sonra o kocasının yanına yani sizin yanınıza uygun vasıtalarla mahremsiz gelebilir.

Sual: İhtiyar kadın, yalnız sefere çıkabilir mi?
CEVAP
Çıkabilir. Ama fitne zamanında çıkmamalıdır.

Sual: İhtiyar kadın, 55 yaşından büyük olan mı?
CEVAP
Evet.

Sual: Mukim hanım, başka şehirdeki zevcinin veya mahreminin yanına mahremsiz gidebilir mi?
CEVAP
Mukim gidemez. Seferdeki hanım gidebilir.

Sual: Bir kızın, abla ve eniştesiyle sefere çıkması caiz mi?
CEVAP
Zaruret halinde caiz.

Sual: Kadın, ana babasının yanına Antalya'ya gitmek için İstanbul'dan yalnız başına uçakla gidebilir mi? Hayzlı iken gidebilir diye bir şey var mı?
CEVAP
Gidemez. Hayzlı iken de gidemez. Antalya'da ise, İstanbul'a kocasının yanına gelebilir.

Sual: Kadın, seferden yalnız başına ne zaman döner?
CEVAP
Zevcinin, mahreminin bulunduğu her yere yalnız dönebilir. Tenha olmamak da lazımdır.Yani uygun bir vasıta ile gelmelidir.

Sual: Çok ihtiyar kadın, mahrem olmayan akrabasını ziyaret için, çok ihtiyar erkekle sefere çıkabilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Hanımım yalnız başına Ankara'dan Konya'ya gidecek. Hayzlı olarak sefere çıkıyor. Konya'da seferi olur mu?
CEVAP
Yanında kocası veya mahremi bulunmayan hayzlı kadının sefer niyeti ile yola çıkması kıymetsizdir. Yani Konya'da seferi olamaz. Temizlendikten sonra 104 kilometre daha gitmeden önce kaldığı yerde seferi olamaz. Eğer Konya'dan temiz olarak çıkıp Ankara'ya geri dönse, çıktığından itibaren seferi olur. Ankara vatan-i aslisi değilse ve orada 15 günden az kalırsa Ankara'da da seferi olur. Ankara vatan-i aslisi ise orada çok az kalsa bile seferi olmaz.

İhtiyar kadın
Sual: İhtiyar bir kadın, üç günden uzun bir yola uçak veya otobüsle mahremsiz, namahremle gidebilir mi?
CEVAP
Gidebilir. Orada salih, yaşlı birine, gerekince ilgilenmesi için tembih etmek gerekir.

User_00
15-03-2009, 08:32
Sual: Sekiz senedir Bursa'da yaşıyorum. Bayram tatilinde doğum yerim olan İzmir'e gideceğim. İzmir’de iken namazı seferi olarak mı kılacağım?
CEVAP
Yolda seferi olursunuz. İzmir’de seferi olmazsınız.

Sual: Van’da doğdum, İstanbul’da yeni evlendim, burada kalacağız. Vatan-ı aslim neresi?
CEVAP
Herkesin bir vatan-ı aslisi olur. Evlendiğiniz yer neresi ise, vatan-ı asliniz orasıdır. İleride beyiniz, başka bir yere gider ve temelli orada kalmaya niyet ederse, evlenilen yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Evinizin bulunduğu yer, vatan-ı asliniz değilse, evinize gitmekle mukim olmazsınız, seferi olursunuz.

Sual: Tekirdağ'da üniversitede okuyan, vatan-ı aslisi İstanbul olan ve Maliki mezhebini taklit eden hanefi bir öğrenci; her Pazartesi İstanbul'dan çıkıyor Tekirdağ'a gidiyor. Orada yurtta kalıyor ve Cuma günü Tekirdağ'dan çıkıp, İstanbul'a geliyor. Bu öğrenci Tekirdağ'da iken 4 rekatlık farz namazlarını kaç rekat olarak kılmalı?
CEVAP
Tekirdağ’da ve yollarda iki rekat kılması gerekir. İstanbul vatan-ı aslisi olmasa idi, İstanbul’da da seferi olurdu.

Sual: Kimse bulunmayan bir dağ başına veya ev bulunmayan bir adaya 15 günden fazla kalmak üzere kamp kuran kimse mukim sayılır mı?
CEVAP
Kamp ev sayıldığı için mukim olunur. Çadırsız kalınırsa misafir olur. Çünkü ev olmayan adada, çölde çadırsız kalan kimseler ise, mukim olmaz. (Redd-ül-muhtar)

Sual: Bir yere temelli yerleşmek nasıl olur?
CEVAP
Ben artık doğduğum veya evlendiğim yere gitmeyeceğim, hep İstanbul’da kalacağım demişse, İstanbul vatan-ı aslisi olur. Burası vatan-ı aslisi olunca ana babasının evine de gitse, doğduğu yere de gitse 15 günden az kalınca seferi olur. 15 günden fazla nereye giderse gitsin orada mukim olur.

Sual: İstanbul Anadolu yakasında oturmaktayım. Bazen müşteri ziyareti için İzmit'e gidiyorum (sabah gidip akşam geliyorum) İstanbul-İzmit arası mesafe yaklaşık 100 km. Maliki mezhebini taklit ediyorum. İzmit’te iken veya gidiş dönüş yolunda iken seferi oluyor muyum?
CEVAP
Kilometre, evinizden çıkıp ilk mezarlık, fabrika, kışla gibi belli yerden hesap edilir. Eğer gittiğiniz yer 104 km ise, seferi olursunuz. Daha aşağı ise olunmaz. Seferi olunca çıkıştan itibaren seferi olunur. Yolda da dört rekatlı namazlar iki rekat olarak kılınır. Giriş ve çıkış günleri dahil 6 gün kalan mukim olur, beş gün kalan seferi olur, daha az kalan da seferi olur.

Sual: Doğum yerim İzmir, burada 3 yaşına kadar yaşamışım. Buradan sonra Erzincan’da 3 sene, Diyarbakır’da 5 sene, Ankara’da 15 sene yaşadım. 4 seneden beri de İstanbul’da yaşamaktayım. Eğer ben İzmir'e 3 günden az kalmak için gidersem İzmir’de seferi mi olurum yoksa mukim mi? Bu sorum daha önce yaşadığım iller için de geçerli.
CEVAP
İzmir vatan-ı asliniz, diğer bütün iller vatan-ı ikamet olur. İzmir’e bir saatliğine de gitseniz mukim olursunuz, seferi olunmaz.

Sual: Memleketim Konya. İstanbul’da çalışıyorum. Evli değilim. 1 haftalığına Konya’ya ailemin yanına gidiyorum. 1 hafta müddetince seferi miyim?
CEVAP
Memleketiniz değil, doğum yeriniz Konya ise, ancak yolda seferi olursunuz. Konya'da mukim olursunuz, yani namazları Konya’da iken kısaltmazsınız.

Sual: Sık sık tatil olması nedeniyle memleket ve görev yerimiz arasında mekik dokumaktayım. Kendi memleketimizden görev yerine giderken (104 km’den fazla), veya tam tersi iken, namazlarımızı seferi mi yoksa normal mi kılmalıyız?
CEVAP
Yollarda seferi kılarsınız. Temelli ikamete niyet ettiğiniz yer yoksa, evlendiğiniz yer neresi ise orası vatan-ı aslinizdir. Oraya girince bir gün veya bir saat bile kalsanız namazları tam kılarsınız. Başka şehirlerde ise15 günden az kalırsanız seferi kılarsınız.

Sual: Ankara’da ikamet eden aynı zamanda talebe olup evli olmayan bir bayan (Babasının doğum yeri ve memleketi Urfa, kendi doğum yeri Ankara) Urfa’ya 10 günlüğüne giderse (Hanefi mezhebinde olup diş dolgusu olduğu için Maliki’yi taklit ediyor) yolda ve oraya gidince seferilik durumu nasıl olur?
CEVAP
O bayanın doğum yeri Ankara’dır, Ankara vatan-ı aslisidir. Urfa’ya giderken yolda seferi olarak namazlarını kılar. Urfa’da giriş çıkış günleri dahil 5 günden fazla kalacağı için seferi olamaz, mukim olur, yani namazlarını tam kılar, kısaltamaz. Yolda dört rekatlık farzları iki kılar, üç rekatlıkları aynen kılar, sünnetleri ise vakit müsaitse kılar, değilse kılmaz.

Sual: Seferi olan kimse Cuma günü zuhr-i ahiri iki rekat mı dört rekat mı kılar?
CEVAP
İki rekat kılar.

Sual: Bir süre için Amerika’dayız. Namaza eve yetişemeyeceğimiz zaman arabayı bir kenara çekip kıbleyi bularak ayaklarımızı altımıza toplayarak araba içinde imayla namaz kılıyoruz, olur mu?
CEVAP
Ayakta kılmalısınız. Ayakta kılma imkanı yoksa o zaman oturarak bahsettiğiniz şekilde kılabilirsiniz. Fakat ayakta kılınacak yerler bulunur. Başkalarının namaz kılarken kadınları görmeleri namazı bozmaz.

Sual: Bir kimsenin vatan-ı aslisi İstanbul, namazda Maliki mezhebini taklit ediyor. Çalıştığı iş yerinden 21 gün yıllık iznini alarak yola çıksa, niyet olarak ta 2 gün Bursa’da 6 gün İzmir’de 8 gün Niğde’de birkaç gün Mersin’de ve günü birlikte Hatay’a giderim diye niyet etse, gittiği yerlerde bu kişi namazlarını nasıl kılar?
CEVAP
Hanefi olanlar hep seferi olarak kılar. Maliki olanlar da giriş çıkış günleri hariç, 4 gün kaldığınız yerler mukim, üç gün kaldığınız yerlerde seferisiniz.

Sual: İstanbul, New York gibi çok büyük şehirlerde şehrin bir ucundan diğerine 104 km den fazla mesafe varsa, şehrin içinde bir ucundan diğerine gidince seferi olunur mu?
CEVAP
Evet. Beylikdüzü’nden Avcılar’dan çıkıp İzmit’e gidilse, hemen hemen yollarda boş yer yok, sanki bir şehir gibi. Kilometreyi geçerse seferi olur. Ankara’ya kadar evler bitişik olsa, hepsi bir şehir olsa yine seferi olur.

Sual: Vatan-ı aslim Manisa Akhisar'dır. İstanbul’da oturuyorum. Bursa’ya 15 günden az kalma niyeti ile geldim. Fakat geldiğim günden 3 gün sonra 15 günden daha fazla kalmaya niyet ettim. Acaba bu üç günlük namazı kaza etmem gerekir mi?
CEVAP
Üç gün 15 günün içinde ise seferi olmazsınız. Çünkü niyet ettiğiniz günden itibaren 15 veya daha fazla kalmaya niyet etmeniz gerekir. Eğer, üç gün kaldıktan sonra, yeniden bir 15 günden fazla kalmaya niyet etmişseniz, o zaman mukim olursunuz. Üç gündür kıldığınız namazlar da doğrudur, kaza etmek gerekmez. Çünkü o zaman seferi idiniz.

Sual: Diyelim ki saat 20:35 te yatsı namazı vakti giriyor. Saat 21:00 ise sefere çıkılacak. Yatsı namazı sefere çıkılmadan önce mi kılınmalı yoksa seferi olunca da kılınabilir mi?
CEVAP
Her iki halde de kılınabilir. Eğer sefere çıkmadan kılınırsa, dört rekat olarak kılınır. Sefere çıkınca kılınırsa, iki rekat olarak kılınır.

Sual: İstanbul’da daimi ikamet eden bir kişi sabah erkenden araba ile yola çıkıp Adapazarı’na gitse öğlenin vakti çıkmadan İstanbul’a dönse ve ikindi zamanında da tekrar Adapazarı’na dönse ve yatsı vaktinde de tekrar İstanbul’a dönse o günkü namazları nasıl kılacağını izah eder misiniz?
CEVAP
İstanbul’un bir semti vatan-ı aslisi ise, öğleyi de orada kılacaksa mukim olarak kılar. Yani kısaltmaz, aynen kılar. İkindiyi de Adapazarı’nda kılsa, seferi olarak kılar yani kısaltır, iki rekat olarak kılar. Yatsıyı da nasıl kılacağını biliyorsunuz. İstanbul’daki vatan-ı asli olarak seçtiği semtinde kılarsa mukim olarak kılar. Koca İstanbul bir köy gibi düşünülmez. Her yer müstakil bir karye kabul edilir. Mesela o kişi Fatih’te oturuyorsa, namazını da Üsküdar’da kılmışsa Üsküdar’da seferi olarak kılması gerekir.

Sual: Ankara’ya gitmek üzere yola çıktım. İzmit’e gelince öğle oldu. Öğle namazını iki rekat olarak kıldım. Namazdan çıkınca Ankara’ya gitmekten vazgeçtim. İzmit’teki işlerimi yaptım. İkindi vakti oldu. İki mi dört mü kılacağımda tereddüt ettim. Tereddüt edilen yerlerde dört kılınmasını bildirdiğiniz için dört kıldım. Kaç kılmam gerekirdi?
CEVAP
Seferi uzaklığa gitmeden, geri dönmeye niyet ettiğiniz için, o andan itibaren misafirlikten çıkıp mukim oldunuz. Mukim olduktan sonra da ikindiyi dört kılmak gerekir. Öğleyi kılarken seferi olduğunuz için iki rekat kılmakla isabet etmişsiniz. (Halebi)

Sual: Bekârım. Van vatan-ı aslim idi. Fatihe gelip temelli kalmak üzere yerleştim. Ankara’da evleneceğim. Ankara’da evlenince vatan-ı aslim neresi olur?
CEVAP
Devamlı kalacağınız Fatih vatan-ı aslinizdir.

Sual: Yolcu, seferden dönerken mukim olduğu yere ne kadar yaklaşırsa misafirlikten çıkar?
CEVAP
Çıkarken misafir olduğu yere gelinceye kadar misafir sayılır. Gelince mukim olur.

Sual: Vatan-ı aslim Van’dır. Çoluk çocukla İzmir’e temelli geldik. Oteldeyiz. Ev tutunca eşya gelecektir. Çoluk çocuk daha sonra gelseydi vatan-ı aslim yine İzmir mi olurdu?
CEVAP
Evet.

Sual: İznik’te ikamet ederken annem, doğum için Bursa’ya gitmiş. Bursa’da doğmuşum. 7 gün sonra İznik’e getirmiş. Vatan-ı aslim neredir?
CEVAP
İznik’tir. Vatan-ı süknada doğanın, vatan-ı aslisi vatan-ı sükna olmaz.

Sual: Hanımı vefat eden, başka bir yerde evlenince, son evlendiği yer mi vatan-ı asli olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Her hafta Van’dan Bingöl’e gidip geliyorum. Her hafta gideceğimi bildiğime göre, memuriyet sebebiyle ikamet ettiğim Van’da da seferi olur muyum?
CEVAP
Sefere çıkılınca seferi olunur. Bilmek ve tahminle seferi olunmaz. Niyetle iş bir arada olunca seferi olur.

Bingöl’e gitmek üzere Van’dan çıkınca seferi olursunuz. Bingöl’den Vana gelince de, bir hafta sonra tekrar gitmeye karar verilmişse, Van’da da seferi olunur.

Sual: Vatan-ı aslim Muş iken Van’da evlendim. Hanım öldü. Hâlâ Van’da oturuyorum. Vatan-ı aslim neresidir?
CEVAP
Başka bir yere temelli yerleşmediğiniz müddetçe vatan-ı asliniz hep Van olur.

Sual: Ankara’da doğdum. Memuriyet sebebiyle Samsun’da ikamet ediyorum. Bir iş sebebiyle Fatih’e gittim. 20 gün Fatihte kalmaya niyet ettim. Sonra Giresun’a gitmek niyetiyle Fatih’ten çıkıp Ankara’da 3 gün kaldım. Sonra Samsun’a uğradım. 3 gün de Samsun’da kaldıktan sonra Giresun’a gittim. Giresun’da da 4 gün kaldıktan sonra Samsun’a döndüm. Yolda ve uğradığım yerlerde namazlarımı nasıl kılmam gerekirdi?
CEVAP
Ankara’da doğduğunuz için vatan-ı asliniz Ankara’dır. Samsun vatan-ı ikametiniz olur. Fatih’e giderken ve dönerken yol boyu 4 rekatlık farzları 2 rekat olarak kılmak gerekir.

Fatih’te 20 gün kalmaya niyet edilince, Samsun, vatan-ı ikamet olmaktan çıkar. Fatih vatan-ı ikamet olur. Sefer niyetiyle vatan-ı ikametten çıkılınca vatan-ı ikamet bozulur. Fatihte 15 günden fazla kalınmaya niyet edilince namazlar kısaltılmaz, 4 rekat olarak kılınır. Fatih’ten Ankara’ya uğranınca Ankara’da ister bir saat, ister 3 gün kalınsın, Ankara vatan-ı asli olduğu için Ankara’da namazlar asla kısaltılmaz. Ankara’dan Giresun’a giderken yol boyu yine namazlar kısaltılır. Samsuna uğrayınca 3 gün kendi evinde kalınırsa, yine namazlar kısaltılarak kılınır. Giresun’a gidince, 15 günden az kalındığı için orada da namazlar kısaltılır. Samsun’a geri gelindiğinde, 15 günden önce başka bir yere gitmeye niyet etmedikçe Samsun’da namazlar kısaltılmaz.

Sual: Aynı şahıs, Samsun’da evlense ve aynı yolları gitse namazlarını nasıl kılar?
CEVAP
Ankara vatan-ı asli olmaktan çıkmış, Samsun vatan-ı asli olmuştur. Ankara’da namazlarını kısaltması gerekir. Samsun vatan-ı asli olduğu için kaç günlüğüne gelirse gelsin Samsun’da namazlarını kısaltamaz. Diğer yerler aynıdır.

Sual: Aynı memur, emekli olup Fatih’e yerleşse, yukarıdaki yerlere gitse namazlarını nasıl kılar?
CEVAP
Fatih’e temelli yerleşince, Samsun vatan-ı asli olmaktan çıkar. Ankara ise daha önce vatan-ı asli olmaktan çıktığı için Fatih haricinde 15 günden az kaldığı yerlerde namazlarını kısaltır.

Sual: Aynı şahıs, Edirne’ye gitmek üzere yola çıksa, Çatalca’da birkaç gün kaldıktan sonra unuttuğu bir şeyi almak üzere Fatih’e gelip tekrar Edirne’ye hareket etse, namazlarını nasıl kılar?
CEVAP
Edirne’ye gitmek üzere Çatalca’da bulunduğu müddetçe namazlarını kısaltır. Hatta bugün yarın giderim diye Çatalca’da 15 günden fazla kalsa, yine namazlarını kısaltır.

Eğer Çatalca’da 15 günden fazla kalmaya niyet ederse, Çatalca vatan-ı ikameti olur ve namazlarını kısaltamaz.

Unuttuğu şeyi almak üzere Fatih’e dönmeye karar verince, Çatalca Fatih arası 104 Km.den az olduğu için namazlarını dört kılar. Fatih’te ise, orası vatan-ı asli olduğu için hep dört kılar.

Tekrar Edirne’ye hareket etmek üzere yola çıksa, çıkıştan itibaren namazlarını kısaltarak kılar.

Sual: 15 günden fazla kalmak niyetiyle Ankara’dan Fatih’e gittim. Fatih’e gelince işimin birkaç günde biteceğini anladım. Yani 15 günden fazla kalmayacağıma karar verdim. Fatih’te seferi miyim, mukim miyim?
CEVAP
15 günden az kalmaya karar verdiğiniz andan itibaren seferisiniz.

Sual: Vatan-ı aslim Bursa iken Adana’da evlenip bir gün kaldıktan sonra Ankara’ya geldim. Temelli yerleşme niyetim yoktur. Vatan-ı aslim neresidir?
CEVAP
Evlenilen yer vatan-ı asli olur. Doğduğu yer vatan-ı asli olmaktan çıkar. Sizin vatan-ı asliniz Adana’dır. Ankara’ya temelli yerleşmeye niyet ederseniz Ankara vatan-ı asliniz olur.

Sual: Vatan-ı aslim Adana’dır. Ankara’dan Bursa’ya 2 günde bir gidip geliyorum. Şoförlük yapıyorum. Hem Ankara’da hem Bursa’da evim var. Ankara ve Bursa’da seferi olur muyum?
CEVAP
Evet, hem Ankara’da, hem de Bursa’da seferi olursunuz. 15 günden fazla kalmaya niyet etmedikçe hep seferi olursunuz. Eğer Adana’ya giderseniz, orası vatan-ı asliniz olduğu için seferi olmazsınız. Vatan-ı aslide bir saat de kalınsa seferilik sona erer.

Sual: Eskişehir’de ikamet ediyorum. Vatan-ı aslim Adana’dır. Eskişehir’den çıkıp gezerken niyetsiz 45 km uzaklıktaki Bozüyük’e uğrayınca, Ankara’ya gitmeye karar versem, Eskişehir üzerinden veya Eskişehir’e uğramadan Ankara’ya gitsem, namazlarımı nasıl kılarım?
CEVAP
Eskişehir’e uğramazsanız, Bozüyük’ten çıkıştan itibaren seferi olursunuz. Eskişehir’e uğrarsanız, Eskişehir’de mukim olursunuz. Fakat Ankara’dan dönerken Bozüyük’e gitmeye niyet etseniz, Eskişehir üzerinden dönseniz, Eskişehir’de seferi olursunuz.

Sual: Fatih’te talebeyim. Her cumartesi günü bir iş için seferi uzaklığa gidiyorum. Seferden dönüşte de, bu hafta da falan yere gideceğim diye niyet ediyorum. Fatih’te seferi olur muyum?
CEVAP
Sefere gitmekten vazgeçmediğiniz müddetçe hep seferi olursunuz.

Sual: Seferilik, yatsı namazını kerahet vaktine bırakmak için özür olur mu?
CEVAP
Evet, özür oluyor.

Sual: Bir ay kalmak üzere, Van’dan Muş’a gittim. 2 gün kalınca, dönmeye karar verdim. Karardan itibaren seferi miyim?
CEVAP
Evet.

Sual: Sarıyer’den Van’a gitmek üzere, vapurla boğazdan karşıya geçen seferi olur mu?
CEVAP
Evet, karşıya çıkınca seferi olur.

Sual: Erenköy’den Edirne’ye giden, Karacaahmed’i geçince mi seferi olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Kabataş’tan İzmir’e vapurla giden, ne zaman seferi olur?
CEVAP
Kabataş sınırını geçince.

Sual: Vatan-ı aslim İzmir’dir. Fatih’te ikamet ediyorum. Her hafta Bursa’ya gelip üç gün sonra Fatih’e dönüyorum. Hep seferi olur muyum?
CEVAP
Evet, hep seferisiniz.

Sual: Sefere yalnız çıkarken, birkaç arkadaşa (Sen de gel) diye teklif edilince, yalnız gitme mekruhundan kurtulmuş olunur mu?
CEVAP
Olunmaz.

Sual: Yenibosna’daki İhlas Yuvadan sefere çıkan, ne vakit seferi olur?
CEVAP
Mezarlığı veya fabrikaları geçince seferi olur.

Sual: Memuriyet sebebiyle bir yerde yıllarca kalmaya niyet edilse, orası vatan-ı asli olur mu?
CEVAP
Bir kimse, tahsil veya vazife için bir yerde yıllarca kalmaya ve sonra buradan çıkmaya niyet ederse, burası vatan-ı ikamet olur. Temelli yerleşseydi, burası vatan-ı asli olurdu.

Sual: Birkaç ay kalmak üzere Bursa’ya gideceğim. Geceleri Bursa’da, gündüzleri ilçe ve köylerine gideceğim. Bursa vatan-ı ikamet olur mu?
CEVAP
Geceleri Bursa’da, gündüzleri başka yerde kalmaya niyet edilirse, Bursa vatan-ı ikamet olur.

Sual: İhlas Kuzuluk kaplıcasına devremülk olarak 15 günlüğüne giden, orada seferi olur mu?
CEVAP
Seferi uzaklıktan Kuzuluk kaplıcasına gelen kimse, giriş-çıkış günleri hariç, 15 veya daha fazla gün kalırsa mukim olur. Fakat giriş-çıkış günleri ile beraber 15 gün kalırsa seferi olur. Çünkü giriş-çıkış günleri sayılmadığı için 13 gün kalmış olur. 5 gün kaldıktan sonra, bir arkadaşı, (Benim 15 günlük devremülkte de sen kal) dese, o da kabul etse, karar verdiğinden itibaren mukim olur. 15 günden fazla kalacağı için mukim olur. Namazlarını kısaltamaz.

Bazı kimseler, (Burası da sizin evinizdir. Burada kaç gün kalırsanız kalın hep mukim olursunuz) diyormuş. Orası devremülk olmayıp hepsi de bizim evimiz olsa, yine mukim olmayız. Mukim olmanın şartları vardır. Ancak vatan-ı aslide her zaman mukim olunur. İkinci, üçüncü, dördüncü evimiz, vatan-ı asli değil ki mukim olalım. 15 günden az kalınınca seferi, 15 günden fazla kalınca mukim olunur.

User_00
15-03-2009, 08:33
Sual: Çorlu ile Kartal arası 120 km.dir. Çorlu’dan Kartal’a gelen seferi olur mu?
CEVAP
Evet Kartal, müstakil belde kabul edildiği için, seferi olur.

Sual: Bursa’dan İzmir’e bir ay kalmak üzere giden bir kimse, İzmir’de bir gün kaldıktan sonra, dönmeye karar verse, mukimlikten çıkıp seferi olur mu?
CEVAP
İzmir’de kalmak kararını değiştirinceye kadar mukimdir. Sonra seferi olarak geri döner. (Hindiyye)

Sual: Vatan-ı aslinin üstünden uçakla geçince seferilik biter mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Memurun vatan-ı aslisi nasıl olur?
CEVAP
Memurun ailesi ile yerleştiği yer vatan-ı aslisidir. Bekâr memurun niyeti ile vatanı değişmez, onunki doğduğu yerdir.

Sual: 6 ay evlendiği yazlıkta, 6 ay şehirde kalana vatan-ı asli neredir?
CEVAP
Şehirdir.

Sual: Çorlu’dan Erenköy’e gelen seferi olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Su altında kalıp köyü dağılanın vatan-ı aslisi neresidir?
CEVAP
Yeni yerleşilen yerdir.

Sual: Gar ve otelde, namaz kılınan oda, mescit hükmünde mi?
CEVAP
Namaza mahsus ise ve cemaat ile kılınıyorsa evet.

Sual: İstanbul’da ikamet ediyorum. Bursa’ya gittim. Her hafta İstanbul’a gelip 3 gün sonra Bursa’ya dönüyorum. Nasıl kılacağım?
CEVAP
Hep seferi.

Sual: Gölcük’te vatan-ı ikametteyim. İstanbul’a iki günlüğüne geliyorum. Gölcük’e dönerken bir hafta sonra tekrar İstanbul’a dönmeye niyet ediyorum .Gölcük’te de seferi olur muyum?
CEVAP
Evet. Her iki yerde seferi olunur.

Sual: Vatan-ı aslime gittim. Bir şey almak için vatan-ı ikametime dönüyorum namazı nasıl kılacağım?
CEVAP
Seferi olarak kılınır. Çıkmakla bozulmuştur.

Sual: Büyükada’dan Van’a giden, karaya çıkınca mı seferi olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Sarıyer’den Ankara’ya, gitmek üzere, vapurla boğazdan karşıya geçen, karaya çıkınca mı seferi olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Vatan-ı aslim Şişli. Edirne’den Fatih’e gelince, seferi miyim?
CEVAP
Evet.

Sual: Maliki’yi taklit eden, on gün kaldığı seferde, seferi olur mu?
CEVAP
Seferi olmaz.

Sual: Maliki’de 3 günden çok kalınan yerde, farzlar kasredilir mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Fatih’ten Ankara’ya, Topkapı’dan sonra, Edirnekapı’dan gidiliyor. Topkapı’da seferi olunur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual: Issız adaya kamp kurup, 20 gün kalan mukim olur mu?
CEVAP
Evet. Kamp ev sayılır.

Sual: Seferi iken öğleyi ikindi vaktine tehir ettik. Gideceğimiz yere varınca mukim olduk. Vardığımızda İkindi vakti de hâlâ çıkmamışsa öğle ve ikindiyi cem ederken dört mü yoksa iki mi kılarız?
CEVAP
Artık mukim olunca cem edilmez. Öğle kaza edilir. Kazaya bir özürle kaldığı için günah olmaz. İki rekat olarak kaza edilir. İkindi de dört rekat olarak kılınır.

Sual: Vatan-ı aslimiz Merzifon, vatan-ı ikametimiz Çorum, seferilikten Çorum’a dönünce ertesi gün tekrar sefere çıkarsam vatan-ı ikamette kaldığım gün seferi olarak mı namaz kılacağım?
CEVAP
Seferi kılacaksınız. Sefere çıkarsam değil de, ertesi günü sefere gideceğinizi bilirseniz ve karar verirseniz o zaman Çorum’da seferisiniz. Yani Merzifon’dan Çorum’a gidip üç gün kaldıktan sonra Ankara’ya gidecekseniz o zaman Çorum’da seferisiniz.

Sual: Seferilikte mesafe hesap ederken yerleşim yerinin eski merkezi mi esas alınacak. Misal: Yozgat’a giderken Çorum çıkışından ölçünce 100 km., eski kabristandan ölçünce 105 km. seferi olunuyor mu?
CEVAP
Kabristandan itibaren ölçülür.

Sual: Kişinin uzak yoldan gelmesi ve 15 günden az kalacak olması onu memleketinde seferi yapar mı?
CEVAP
Vatanda seferi olamaz. Beş dakika bile kalsa seferi olmaz.

Sual: Seferi olan necaseti temizlemek için su bulamasa ne yapar?
CEVAP
Seferi olan, bir mil içinde su bulamazsa, necasetli örtü ile kılar ve iade etmez. Hiç temiz elbise bulamayan kimsenin de, namazı terk etmesi caiz değildir. Dörtte birinden azı temiz olan örtünecek bir örtüden başka bir şey bulamayan kimse, bu örtü ile kılar veya oturup ima ile kılar. Dörtte biri temiz olan örtü ile, ayakta kılar ve namazını iade etmez.

Durum1: Maliki’yi taklit eden, geldiğinin ilk 2 günü ne kadar kalacağını bilmiyor. Geldiğinden 2 gün sonra, 1 gün daha kalacağını anladı. Bu durumda namazları nasıl kılacak? (İlk 2 günde nasıl ve sonraki 1 günde nasıl kılacak?)
CEVAP
Her üç günde de seferi kılacak.

Durum2: Geldiğinin ilk 2 günü ne kadar kalacağını bilmiyor. Geldiğinden 2 gün sonra, 4 gün daha kalacağını anladı. Bu durumda namazları nasıl kılacak? (İlk 2 günde nasıl ve sonraki 4 günde nasıl kılacak?)
CEVAP
İlk iki günü seferidir, diğer dört gün mukimdir.

Durum3: Geldiğinin ilk 6 günü ne kadar kalacağını bilmiyor. Geldiğinin ilk 6 günü, 5 gün daha kalacağını anladı. Bu durumda namazları nasıl kılacak? (İlk 6 günde nasıl ve sonraki 5 günde nasıl kılacak?)
CEVAP
İlk günden altı güne kadar, bugün yarın giderim diye kalmışsa, hepsini de seferi kılar, 18 güne kadar böyledir. Altı günden sonra beş gün kalacağına karar vermişse artık mukimdir.

Maliki’yi taklit etmeyerek yani Hanefi’de;
Durum1: Geldiğinin ilk 13 gününe kadar kalacağını bilmiyor. Geldiğinden 13 gün sonra, 1 gün daha kalacağını anladı. Bu durumda namazları nasıl kılacak? (İlk 2 günde nasıl ve sonraki 1 günde nasıl kılacak?)
CEVAP
Geldiğinden itibaren hep seferi kılar.

Durum2: Geldiğinin ilk 13 gününe kadar kalacağını bilmiyor. Geldiğinden 13 gün sonra, 4 gün daha kalacağını anladı. Bu durumda namazları nasıl kılacak? (İlk 2 günde nasıl ve sonraki 4 günde nasıl kılacak?)
CEVAP
13 gün niyet etmeden bugün yarın giderim diye kalsa değil, 2 veya 3 gün 14 daha kalacağına niyet etse yine hep seferi olur. 14 gün sonra yine 14 gün kalacağına niyet etse yine seferidir, 15 günden fazlaya niyet etmediği müddetçe hep seferidir.

Sual: İşim gereği aşağı yukarı günde ortalama 400 km. yolculuk yapıyorum. Bu yolculuklar örneğin; 200 km.lik bir noktaya gidiş ve dönüş şeklinde oluyor ve her akşam yine evime geri dönüyorum, dolayısıyla gittiğim yerlerde hiç geceyi geçirmiyorum. Bu durumda namazları seferi olarak kılmam gerekir mi? Ayrıca yolculuğa bir gün gidip bir gün gitmediğimde de bu seferilik hali devam eder mi?
CEVAP
Evet gittiğiniz yerlerde ve yollarda hep seferi olursunuz. Eğer eviniz vatan-ı aslide değil de ikamet ettiğiniz yerde ise, kendi evinizde de hep seferi olursunuz.
Sual: Evlendiği yer demek (ilk geceyi geçirip gerdeğe girdiği yer mi) demektir?
CEVAP
Evet. Mesela İstanbul’da düğünü olan fakat İzmir’de gerdeğe giren birisi İzmir’de evlenmiş olur.

Sual: Rize’den hanımımı, ağabeyim yengem ile beraber getirebilir mi?
CEVAP
Salih namahrem de getirebilir. Sefere göndermez. Salih namahrem fasık mahremden daha iyidir.

Sual: Akşam namazını kılmadan İstanbul’dan Ankara’ya otobüsle giderken trafik sıkışıklığından dolayı, şehri çıkmadan yatsı vakti girse, ne yapar?
CEVAP
Şehri çıkınca, diğer üç mezhepten birini taklit ederek akşamla yatsıyı cem eder.

Sual: Akşamı kıldıktan sonra, çok hızlı giden bir uçak ile batıya gidince, güneşi görse, güneş batınca akşamı tekrar kılar mı?
CEVAP
Evet, tekrar kılar. Çünkü vakit esastır.

Sual: Büyükada'dan Ankara’ya gitmek üzere hareket eden bir kimse, adadan çıkar çıkmaz mı seferi olur?
CEVAP
Evet, Büyükada’dan ayrılınca seferi olur. Büyükada ve diğer adalar, bağımsız belde hükmündedir. Seferi olmak için, kilometre hesabını da, Büyükada’dan itibaren hesaplamak lâzımdır. Diyelim ki, Büyükada ile İzmit 110 km. ise İzmit'e Büyükada’dan giden kimse seferi olur.

Sual: S. Ebediyye’de, (Bir veya iki erkeğin sefere gitmesi mekruhtur. Üç erkeğin gitmesi mekruh olmaz) deniyor. Otobüsle, tek başına sefere gitmek de, mekruh olur mu?
CEVAP
Hayır, mekruh olmaz. Otobüste, başka yolcular da olduğu için, tek başına gidilmiş sayılmaz.

Sual: Seferilik mesafesinde olan bir şehre gidip, geceleri bu şehirde kalsak, gündüzleriyse çeşitli sebeplerle bu şehrin ilçe ve köylerine gidecek olsak, bu şehirde mukim mi oluruz, seferi mi oluruz?
CEVAP
Gece kalınan yere itibar edilir. Bu şehirde 15 günden az kalmak niyetiyle gitmişsek seferi oluruz, 15 günden çok kalmak niyetiyle gitmişsek mukim oluruz. Gündüzleri bir yerlere gidip gelmek, mukim veya seferi olmayı etkilemez.

User_00
15-03-2009, 08:35
Sual: Hanefi’de seferde iken, iki namazı birleştirmek caiz mi?
CEVAP
Hanefi’de seferde iken iki namazı birleştirmek asla caiz değildir. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer üç mezhepten birini taklit ederek kılar. Seferde bir harac yani zorluk yoksa iki namazı birleştirmek haramdır.

Sual: Otobüs yolcuğunda namazların kaçmaması için birleştirmek caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Misafir, seferde Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı cem edebilir mi?
CEVAP
Şafii veya Maliki’yi taklit ederek iki namazı takdim ve tehirle, yani öğle ile ikindiyi öğle vaktinde veya ikindi vaktinde, akşam ile yatsıyı akşam veya yatsı vaktinde kılabilmek için bir ihtiyaç hasıl olması gerekir.

Gerek yolda ve gerekse seferde ihtiyaç hasıl olmadan takdim ve tehir ile namaz kılınmaz. Çünkü, kolay hükümleri toplamaya telfîk denir ki, caiz olmaz.

Seferde trenle giden bir kimse, trende namazlarını ayakta kılamazsa, tren durduğu zaman takdim ve tehirle kılar.

Sual: Arabada, vapurda hareket halinde bir vasıta için inememe durumu varsa Şafii’yi taklit ederek öğleyle ikindiyi akşamla yatsıyı cem eder, Maliki’yi taklit de yapabilir miyiz, bunu ve 2 namazı bu şekilde cem ettiğimiz için günah olur mu?
CEVAP
Seferde Şafii’de de Maliki’de de iki namazı cem etmek caizdir. Eğer seferde değilse cem etmek caiz olmaz. Bir zaruret varsa o zaman yani mukimken Hanbeli taklit edilerek iki namaz cem edilir. [Maliki, Şafii ve Hanbeli’yi taklit ile ilgili bilgiler, Mezhep ve Mezhepsizlik maddesinde var.]

Sual: Seferde, Şafii veya Maliki’yi taklit edip, öğle ile ikindiyi cem ederek kılmak için öğleyi geciktirdim. İkindi olunca da memleketime gelerek mukim oldum. Öğle kazaya kaldığı için günaha girdim mi?
CEVAP
İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:
(Seferi olan, ikindi ile cem ederek kılmak için, öğleyi geciktirirse, öğle vakti çıktıktan sonra, öğleyi kılmadan önce mukim olsa, önce öğle namazını kaza eder. Öğleyi kazaya bıraktığı için günaha girmez. Çünkü namazı özürsüz kazaya bırakmak günahtır. Burada seferde olmak özrü ile kazaya bırakıldığı için günah olmaz.) [Fetava-i Fıkhıyye]

Not: İki namazı birleştirmek hakkında geniş bilgi için, (İki namazı cem etmek) maddesine bakınız.

User_00
15-03-2009, 08:35
Sual: 10 gün kalmak niyetiyle İstanbul’dan Ankara’ya gittim. Seferi olarak, öğlenin farzını kılmaya başlamıştım. Birinci rekâttayken, 20 gün kalmaya karar verdim. O namazı mukim olarak dört rekât kıldım. Namazım sahih oldu mu?
CEVAP
Evet, sahih oldu; çünkü o andan itibaren, artık mukim oldunuz.

Namazda karar vermek
Sual: 20 günden fazla kalmak niyetiyle İstanbul’dan Ankara’ya gittim. Mukim olarak öğlenin farzını kılmaya başlamıştım. Birinci rekâttayken, arkadaşım geldi, acilen İstanbul’a geri dönüyoruz, namazı kıl hareket ediyoruz dedi. O namazı seferi olarak iki rekât kıldım. Namazım sahih oldu mu?
CEVAP
Evet, sahih oldu; çünkü o anda, seferi olduğunuz anlaşıldı. 15 gün kalıp mukim olsaydınız, Ankara’dan çıkmadan seferi olamazdınız.

Seferi iken mukim olmak
Sual: Ankara’dan Fatih’e, üç gün kalıp tekrar Ankara’ya dönmek üzere gitmeye niyet ettim. Öğleyi ve ikindiyi seferi olarak kıldım. Fatih’te nikâhım kıyıldı. Gece de zifafa girdim. Yatsıyı seferi kılarken, zifafa girince vatan-i aslimin değiştiğini hatırladım. Namazımı mukim olarak dört rekât kıldım. Bir mahzuru oldu mu?
CEVAP
Fatih, artık vatan-i asliniz olduğu için mahzuru olmadı. Yeni bir vatan-ı asli edinene kadar, Fatih’te hep mukim olursunuz.